iki kıta arasında bulunan şehir. nüfusun fazla olan kısmı avrupa yakasında, finans olarak da karmaşa olarak da hep avrupa yakası. görece anadolu yakası daha sakin iş çeşitliliği, iş arzı çok yok. geçen 500t adlı hatta binip karşı tarafa geçtim. amacım sadece zaman öldürmekti. karşı tarafta indikten sonra orda birkaç merkezi yere de gittim, sadece suriyeli, afgan ya da pakistanlı değil hintlisi, afrikalısı, uzakdoğulusu... lan dedim nooluyoz! gerçek bir kozmopolit metropole dönmüş. belki hala türk nüfus çoğunlukta ama milyonları aşan bir yabancı uyruklu nüfus mevcut. anadolu yakası bu açıdan yaklaştığımızda dutluk bile sayılabilir.
üç tarafı denizler çevrili olmasına rağmen hala denizi görmemiş milyonların olduğunu öğrendiğimden beri işçi ve emekçiler için yaşaması zor bir yer olduğunu düşündüğüm il. her gittiğimde çokça sövüyorum. hele ki ulaşımı. tamam eyvallah metrobüs metro falan her yere gidiyor ama o kalabalıklar o kadar hızlı yürüyor ki "la bir durun" diye bağırası geliyor insanın. herşey üstüne üstüne geliyor. ha elbette ki eve yetişme vs. olduğu için ve ulaşım gerçekten saatler sürdüğü için insanlar haklı. benim yaşayacağım bir yer değil. ankara'nın taşına kurban boşverin :)
bir ara ismi roma olmuş olan şehir. çok bilinen bir bilgi değildir. hatta bu durum katoliklerle ortodoksların arasını açan olaylardan birisidir. zira istanbul episkoposu papalığını ilan etmiştir.
bu sebeple hristiyan peyamberliklerinde ne zaman "roma"dan veya "babil"den bahsedilse istanbul'u da olasılıklar dahilinde düşünürüm.