Bu hayatta bundan daha büyüğü var mı, henüz duymadım, görmedim, bilmiyorum, aklıma gelmiyor. Mülayim, kibar, düşünceli, sessiz birisi olmak yerine şirret, kaba, ağzı iyi laf yapan birisi olmak.
Ne kadar mülayim, kibar, düşünceli, sessizsen doğru orantılı olarak o kadar seni zayıf, güçsüz görüyor, ağzına sıçacak fırsat kolluyor insanlar çünkü. El âlemi bırak, "kendi öz ailen" bile dâhil buna. Her yerde ve her zaman şirret, kaba olacaksın ve ağzın iyi laf yapacak ki sen de insanlığın içine dâhil olabilesin, ciddiye alınabilesin. Yakın geçmişe kadar böyle bir insan değildim, ne zaman ki böyle bir insan olmaya başladım, o zaman insanlar tarafından zayıf görünmediğimi, ciddiye alındığımı hissetmeye başladım.
Evet, ne kadar acı gerçekler, öyle değil mi? Hatta "acı" değil, "apacı" gerçekler. Hatta öyle ki bu gerçeklerin, topluma, ülkeye göre değişmediğini düşünüyorum. Ha zottirik ülkesinde yaşa ha siktirik ülkesinde yaşa, değişen hiçbir şey olmuyor. İnsan yine bildiğimiz, aynı insan çünkü. Sadece ırkı, cinsiyeti, boyu, kilosu vesaire değişiyor.