Türk mitolojisinde Belden aşağısı tüylü bir hayvan, belden yukarısı ise insan olan şeytani bir yaratık. Cinler gibi ters ayaklara sahiptir. (Ters ayak derken, sağ ve sol ters. Baş parmaklar dış tarafta)
Tamamen insan kılığına girebilir, sevdiğiniz insanın kılığına girer ve ayırt edemezsiniz. Yakın arkadaşınız veya akrabanız kılığında sizinle konuşur. Sonra bir şekilde ikna edip dere kenarına götürür ve sizi dereye atarak boğar.
Hırtık genellikle karanlıkta ortaya çıkar. Korunmak için ateş yakmak gerekir. ama o ateşe güvenmeyin.
mesela kampa gittiniz, tek başınıza ıssız orman. Yan tarafta dere şırıl şırıl akıyor. Ulan ne güzel kimseciklr yok derken bir bakıyorsun yıllardır görmediğin dayıoğlu. Kalkmış gelmiş "kamp kurmaya geldik abi" diyor. "sevgilimle geldik, odunumuz var ama sevgilim dereden geçerken kaynı bileğini burktu. kibriti de suya düşürdük. ateş yakamadık. senin ateşi görünce de yardım istemek için geldim tesadüfe bak abim yaa" diyor. "Gel abim seni sevgilimle tanıştırayım çok uzakta değiliz" diyor.
sanıyorsun ki ateş hırtığı uzak tutar. Yalan. Ne yapacaksın? Kuzeni görünce bir dalı ateşe sokacaksın ucu yanıp tutuşacak. Dal meşale gibi olunca basacaksın o dalı kuzenin ayağının dibine. Eğer hırtık ise ayağının kılları tutuşacak ve dereye atlayıp kaçacak. hırtık ve ateş ilişkisi böyle. ateşi yaktım diye güvenmeyeceksin.
Bu hırtık cininin pis bir huyu daha var. Geceleyin atları kaçırıp sabaha kadar binermiş. Mesela atın var diyelim. Atı evin dışına bağladın. Sabah oldu uyandın baktın at terli ve yorgun. Hırtık yapmıştır.
Ne yapacaksın? Zamk. Zamk yapmak için çam ağacının reçinesini sulandırıp bir dal ile karıştırabilirsin. Bu zamkı atın eyerine süreceksin. Gece hırtık gelince zamka yapışacak. Yaptın bunu diyelim. Sabah baktın atın eyerinde siyah kıllar var. Bil ki hırtık gelip atı kaçırmaya yeltenmiş ama başaramamış. O kıllar orada dursun. Hırtık kışı unutur ama götüne yapışan zamkı unutmazmış. Atı rahat bırakırmış.