1. amatör ve profesyonel olarak ikiye ayrılırlar ve bu kast sistemi o kadar güçlüdür ki, bir amatörün profesyonel olduğu çok nadir görülür.

    ben şahsen 20'lerime kadar müzikle hiç ilgilenmedim. en büyük hayalim fizikçi olmak ve olursa da gibi havalı bir laboratuarda çalışmaktı. hatta benim ikinci dereceden kuzenim de o sıralarda abd'de fizikçi olarak post-doc sürecindeydi. beni de arada yönlendiriyordu.

    sonra işte ben fizik okurken hiç beklemediğim olaylar oldu. "18 yaşıma girince vaftiz olacağım" diye söz vermiştim kendime 1-2 yıl önce. bir protestan kilisesine aktif olarak gitmeye başladım ve vaftiz oldum sonrasında. ama ailemden gizliydi tabii bunlar.

    sonra ailem bunları keşfedince hayatım kaydı. bir depresyon sürecine girdim. kiliseye de gidemiyordum. hayata olumlu bakamamaya başladım.

    bu noktada işte girdi hayatıma şu şarkıyla . "oha süper lan" dedim. sonra diğer şarkılarını dinlemeye başladım. şu şarkıyı dinleyince "ahanda işte bu benim hayatımı anlatıyor" dedim. işte o günden sonra bana stereopony şarkıları güç vermeye başladı.

    artık hayatımda bir misyon vardı. nasıl stereopony beni depresyondan çıkardıysa, ben de yaptığım müziklerle insanlara güç verecektim. müziğimi dinleyen insanlar depresyondan çıkacaklardı.

    işte tabii her şey hayallerdeki gibi olmuyor. hayal kurması güzel de, 20'lerinin ortalarında gitar çalmaya başlayan adam en fazla nereye kadar gider? pek gitmedi işte. bir de gitar kurslarında gitar falan öğretilmiyor. anca gibi hocalara falan denk gelirseniz adam akıllı bir şeyler öğrenebilirsiniz. ne öğrendim kursa gidip? akor basmak. o kadar...

    neyse, ben de el yordamıyla bir yerlere gitmeye çalıştım. ama gidebildiğim en uç nokta dtcf'de sahneye çıkmak oldu. olsun, stereopony çaldım ya sahnede, o da yeter bana.

    şimdilerde müzik zevkim daha farklı bir yola girdi ama. şimdi daha da imkansız hayallerim var.
    #6478 bachophile | 3 yıl önce
    0unvan 
  2. neden patladığında balatayı sıyırdığının ipucunu şu sözleriyle veriyor: "ben güzel şarkı söylerdim ama şarkıcı değildim".

    müzisyen deyince de benzer bir manzara çıkıyor. "ben müzik yapıyorum ama müzisyen değilim".

    başlık biraz itiraf gibi gidiyor, iyi olmuş. müzik yapmaya dair tüm ilgisi, yeteneği, umudu ve inancı 6. sınıf civarında elbirliği ile kırılmış yetenekli bir adamım. bestelerim var, sonuna kadar çaldığım şarkılarım var, kayıtlar var vs. ama bunlar beni müzisyen yapmıyor. ona daha erken yaşta oturtulmuş maharetler lazım.

    şimdi ben elime gitarı alır healing çalarım ama orası eksik, bu ton biraz düşük, şurada hata, ev konseri seviyesinde olur, gerisi de gelmez. lakin azalan verimler kanunu müziğin her alanında geçerlidir. ilk %50 için 1 çalıştıysan, sonraki %10 için 2 çalışacaksın ve böyle katlanarak gidecek.

    amatör, yarı amatör ya da profesyonel, seviyesi ne olursa olsun müzisyen dediğin sonunu getirir. bestesini bitirir, sözünü tamamalar, düzenler, kayedeer. ya kendi yapar ya başında durur. işi kendi seviyesinin %90'ına ulaşmadan bırakmaz.
    #6493 son kurtadam | 3 yıl önce
    0unvan