o küçücük canlıdan çıkmasına ihtimal veremeyeceğiniz şiddette koku.
böyle bir kokuya yakın bir kokuyu en son oturduğum binanın tıkanan giderini açmak gelen vidanjör çalışırken duymuştum.
abi, (olayın bu kısmında işin ciddiyetini anlatmak için okuyucunun kolunu dürtme hareketi yapıyorum) allah seni inandırsın lağım patladı sandım.
Kapıyı pencereyi kapatmaya koştum baktım dışarıdaki hava hayat dolu. Evde uçuşan sinekler bile kaçıştılar. Oksijen tükendi oksijen.
Hani derler ya havada %78 azot %21 oksijen kalanı da ıvır zıvır. hepsi sıfıra indi. azot bile kalmadı havada, havanın kendisi koşarak uzaklaştı ortamdan.
kedi ve ben vardık önce.
sonra kedi, osuruk ve ben olduk.
sonra kedi yok oldu, sanırım gözlerim karardı ve kediyi göremez oldum.
sonra ben de yok oldum, ortamda osuruk kaldı.
yok oldum derken kaçıp gidemedim. felç oldum. insanı insan yapan bilincidir. bilincim gitti, yok oldum.
kedi osurdu ve zaman durdu. Uzayı büktü, mekan daraldı zaman falloş oldu.
hiç gelmeyecek vidanjörü bekledim.
çaresizce.
sokak kedilerine aldığım yeni mamadan yemişti akşam. Eğer sebebi bu mamaysa şu an mahalle tehlikede.
Kedi kumundan bile beter kokan şey. Sürekli osuran boxer bile besledim, biri -galiba- iran, biri batıkent cinsin iki kedinin osurukların yanında domestos reklamı kalır köpeklerinki.
Zaten mümkünse hayvanları ev dışına pislemeye alıştırın. Köpekte yüz kat daha kolay ama kedide imkansız değil. En kötü kumu balkonda olur. Osuruğun da %15inden falan kurtulursunuz. Senelik yıkımda önemli bir toplam.
ortamda biri varsa tuvalet var arkadaş dedirtecek ama kediden çıktığını anlayınca çok da bir şey diyemeyecek olmanın garip hüznü. kesinlikle var böyle bir şey nasıl eğitilir bilemiyorum. hiç utanmaları arlanmaları yok. gerçekten kraliçe gibi yaşıyorlar.