Kanada'da doğan birisinin, Türkiye'de doğan birisine kıyasla hayata 20-0 önde başlaması, haddinden fazla şanslı olması. 18 yaşına yaklaştıklarında veya girdiklerinde aile evini tamamen terk edip kendi hayatlarını kurabilme gibi bir imkâna sahip oldukları gerçeği de var. Türkiye'de doğan birisinin çektiği sıkıntıların çeyreğini bile yaşamadıkları gerçeği de var.
hayatta en sevdiğiniz, bıkmadan yüzlerce kez dinlerim/okurum dediğiniz şarkıyı, kitabı vs. hayatta en sevdiğiniz kişiye tavsiye ettiğinizde sizin gibi aynı yoğun duygularla beğenmesi imkansıza yakın. karşı taraftan da sizin gibi hissetmesini bekliyorsunuz ama çoğu zaman aşırı derecede beğenmiyorlar bile. bu da ister istemez üzüyor. sanki aynı duyguları paylaşmıyorsunuz gibi hissettiriyor.
halbuki çok doğal bir durum. kimse en sevdiğiniz bir şeyi sizin kadar sevemez. herkesin hayat tecrübesi, geçtiği yollar, bu yollarda oluşan zevkler farklıdır. onun kendi en sevdikleri vardır, yerlerine başkasını koyamaz. siz de onun en sevdiklerini onun gibi yoğun duygularla sevip, kendi en sevdikleriniz yerine koyamazsınız.
sevdiğiniz kişinin sizi sevmemesi gerçeği.. kalp ağrısından öleceğinizi sanırsınız ama ölmezsiniz. nasıl diye sorarsınız cevap bulamazsınız. başta kendinizi suçlarsınız. sonra karşıdakini sonra karşıdakini suçlamaya kıyamazsınız ve kendinizle kavga edip durursunuz. biraz votka iyi gelir belki dersiniz. belki biraz dışarı çıkmak. sonra bir şeyle karşılaşırsınız onu hatırlatan bir şeyle. orda yeniden başlar acı. bir rüyadan uyanmak istersiniz. kendinizi çimdiklersiniz. ama gerçekliğe döner acıyı dibine kadar yaşarsınız. biraz iç dökme gibi oldu galiba. öyle olsun be napalım.