Yapı Kredi Teknoloji çalışanı Efe Demir uzun çalışma saatleri ve yöneticilerinin mobbing’i sebebiyle hayatını sonlandırdı. Yapı kredi yalanlasa da efe Demir'in arkadaşlarına attığı mail her şeyi ortaya seriyor. Mail'i okumak isteyenler için link istifa etse akşamına iş bulur diyenler var. adam zaten yapı kredi gibi bir kurumu kafasında büyütmüş iyi bir yere koymuş. ki mektubunun başında da bunu anlatıyor. yani böyle bir kurum bunu yapıyor ise başka yerlerde neler olur? böyle düşünmüş olacak ki çıkışsız kalmış. empati yapmadan saçma sapan konuşan insanlarla dolmuş yorumlarda. tuzları kuru galiba. yada bu gidişata dur demek istemiyorlar. anca üstten istifa etseydi ya diyorlar. bu ülkede kutsal sayılan mesleklerin durumu bile kötüyken siz hala düzeni savunma derdindesiniz diye sorasım geliyor. Ama anlamayacaklar kendilerine dokunana kadar. son yıllarda çalıştığım yerde çok mutluyum diyen görmüyorum maalesef. gördüklerim de vicdansız müdürler şeflerdir. onların da tuzu kuru.
bu arkadaş vicdanlı bir arkadaşmış. ama maalesef ki çaresiz kalmış yada tek kalmış.. keşke böyle olmasaymış.. ama bu düzene ses çıkarmadığımız her an bir sonraki potansiyel kurban biziz. bir yandan da böyle ölümlerin çoğalmasından sorumluyuz. öyle boş boş konuşmakla elimize bir şey geçmiyor.
Yapı kredi bankasında çalışan bir arkadaşım var. aylardır yüzü gülmüyor.
Müdürünün yaptığı mobbingden şikayetçiydi. Başka şubeye tayin istiyordu ama müdürü engel oluyordu. Hem göndermeyip hem de eziyet etme durumu vardı.
Yakın zamanda başka şubeye geçiş yapabildi. Bunu yapmak için de çok çaba gösterdi.
Eski bir koç çalışanı olarak pek de şaşırmıyorum duruma. Koç'un tüm şirketleri hızla çürümeye devam ediyor.
Yaklaşık 6 ay kadar önce istifa ederek 19 yıllık koç holding çalışmamı bir kenara itip kaçtım ve canımı kurtardım.
İstifa edip başka şirkete geçtikten sonra uzun süredir ilk kez "insan gibi" yaşadığımı hissettim.
bir çok arkadaşım da benzer şekilde kaçtı ve kurtuldu. kurtulamayanlar çile çekmeye devam ediyor.
Eskiden böyle değildi koç. Çok kıymetli insanlar vardı. kişilere değil olaylara odaklanılırdı, kalıcı çözümler aranırdı. İnsan gibi çalışırdık. İnsanlar ile uğraşılmazdı. O günler ve bana kattıkları için Koç'a minnettarım.
Sonra zamanla çürüdü koç. önceleri "kötü insan" barınamazdı, sonlara doğru "iyi insan" barınamaz hale geldi. "ne olmuş" sorusu yerini "kim yapmış" sorusuna bıraktı. Önceleri hata yapmaktan korkmazdık. hataları fırsat olarak görüp, hatalardan ders alıp gerekli tedbirleri alma kültürü vardı. Çok hızlı çürüdü bu kültür. Sonraları öylesine boğulduk, öylesine katma değersiz işlerle meşgul edildik ki hata dahil olmak üzere hiç bir iş yapamaz hale geldik.
"en önemli sermayemiz insan kaynağımızdır" diyen rahmetli vehbi koç'un etik mirası çatır çatır yendi bitti.
Habere şaşırmadım. üzüldüm. empati kurdum, kurabildim çünkü 6 ay önce yakın bir noktaya gelmiştim.
maalesef düzelmeyecek. dedim ya, kültür değişmiş. "ne olmuş" sorusu yerini "kim yapmış" sorusuna bıraktığı bir yerde kalıcı çözüm bulamazsınız. en fazla olsa müdürün tazminatını verir gönderirler.