tarihi hinduizm ve budizme dayandığı söyleniyor. dairesel biçimde ve genelde simetrik şekillere sahip oluyorlar. insanın iç dünyasını yansıttığına inanılan ve meditasyon çeşidi olarak çizilen ve boyanan şekillere deniyor. günümüzün hobilerinden diyebiliriz.
genç kızların, evde sıkılan ev hanımlarının, yalnız kadınların, iş yerinde çok çalışan yönetici kadınların, kısaca tüm hemcinslerimin yanında renkli kalemler de satın alarak, cilt cilt boyama kitaplarını doldurduğu hint kültürüne ait motiflerdir.
10 sene kadar önce, muhtelif kitapçıların kasa yanlarına kadar yığdıkları bu kitaplardan bir erkek hiç satın almış mıdır? hiç zannetmiyorum. aldıysa da hayatındaki bir kadına almıştır diye düşünüyorum. (anne-abla-sevgili-eş-dost-yazdığı hatun gibi)
hint tarihi bizim kadar mandala boyamış mıdır onu da bilmiyorum ama, sayesinde boya kalemleri sektörüne de acayip bir hareket geldi. sadece okullar açılırken yoğunlukla ana babaların aldığı boya kalemleri sektörü, mandala sayesinde her mevsim şahlandı.
bu durumun bir ötesi deniz kenarında mandala yapmaya kadar gitmiştir bu arada.
gitseniz bu kitapların alındığı evlere, tamamının boyandığı mandala kitapları sayısı bir elin parmaklarını geçmez. boynu bükük, kurumuş boya kalemleriyle beraber bir yerlerde atıl durmaktadırlar, bazı sayfaları dolu, bir çoğu boş..
yani diyeceğim, birilerinin aklına gelen kapitalist ittirme fikriyle evlere doluşmuş, her devamlılığı olmayan saçma hobi gibi sonlanıp kalmıştır. her geçen zaman kendine yeni müşteriler de edinmeye devam eder, ta ki onlar da bir yerlere bu kitapları sokuşturana kadar. işte bir kısır döngüden para kazanma teknikleri.
yazan insanın yeni deftere, çizen insanın da yeni boş "boyama kitapları" na ihtiyacı yoktur. gelmeyin saçma sapan dolduruşlara. paranıza yazık.