Çoğu dikta rejimi gibi mussollini de yükselme evresinde ülkesini kalkındırmak için çabalamış, mutlak gücü elde edince de farklı maceralara girip muhalif olan kim varsa susturup cezalandırmıştır. Ölümü elem verici olmuştur. Kaçmaya çalışırken yakalanıp öldürülmüş, cesedi milano'da teşhir edilmiştir.
avrupa'nın ilk faşist lideri. Korkusundan çok konuşan, yalanlarla insanları kandıran, bir çok insanın ölümüne sebep olan faşist. Partizanlar tarafından kurşuna dizilerek öldürülmüştür. Nâzım Hikmet'in taranta-babu'ya mektuplarında Mussolini için söylediği gibi. Bugün de zat-ı muhterem darbe korkusundan, tahtının elinden alınması korkusundan her konuşmasında tehditler savurup, nefret dolu nutuklar çekiyor. korkuyorlar çünkü hesabını vereceklerini biliyorlar. sarsılmaz sandıkları tahtlarının yıkılacağını hissediyorlar. Korkularını gizlemek için de durmadan konuşuyorlar. baskı ve yasaklarla gerçekleri karartmaya ve korku salmaya çalışıyorlar. Ancak tarihin tekerleği dönüyor. "Mussolini çok konuşuyor TARANTA – BABU! Tek başına yapayalnız karanlıklara bırakılmış bir çocuk gibi bağıra bağıra kendi sesiyle uyanarak, korkuyla tutuşup korkuyla yanarak durup dinlenmeden konuşuyor. Mussolini çok konuşuyor TARANTA – BABU çok korktuğu için çok konuşuyor!."