yeşil yoldaki göndermenin her insanın halihazırda yürüdüğü hayat yolu olduğunu düşünüyorum. kanımca hapse düşüp idama (yolun sonuna) mahkum edilene kadarki süreç, etrafımızda gardiyanların olduğunu bildiğimiz halde hata ve günahlarda bulunduğumuz gençliktir.
mahkum olma ve idam da yolun sonunun iyice belirginleştiği , hataların ve günahların pişmanlıklarının çekildiği, eskiden bu denli belirgin olmayan gardiyanların bize varlığını çok daha fazla hissettirdiği yaşlılıktır.
mahkumlar da bu yaşananların kendi yapıp ettiklerinin bir sonucu olduğunu bildikleri için gardiyanlara kızmayıp durumu kabullenmektedir. (bkz:
kendim ettim kendim buldum)
elektrikli sandalye de herkes için kaçınılmaz bir son olan , iyi bir insansan bayılıp hiç acı çekmediğin ( fransız eduard gibi), kötü bir insansan uzun ve acılı süren (bitterbuck gibi) ölümdür.
kimileri için sonsuz saadetin kimileri için ebedi azabın kapısıdır ...
İzlerken dikkatimi çeken bir ayrıntı da john coffey'in iyileştirdiği şeyi en güzel en iyi dönemine geri döndürecek şekilde bir iyileştirme yapmasıydı.
mrs. melinda'yı en genç ve güzel dönemine evriltmesi ve tom hanks'in aletini en genç en işlevsel dönemine evriltip gece boyu sevişmeleri gibi ...
--
spoiler --