engizisyon mahkesmesi tarafından yargılanması sebebiyle katolik kilisesi'ne karşı argümanlarda kendisine bolca yer verilen astronom. bir de bu yargılanma hikayesi iyice sulandırılıp çok farklı yerlere çekilmiş zaman geçtikçe.
galileo'nun esas yargılanma süreci bilimsel bulgularıyla değil, kutsal metinleri kendi yorumlamaya başlamasıyla başlamıştır (protestanlık). en azından makemeye sunulan dava mektubunda böyle deniliyor.
bir de o dönemin akademik kurallarını göz önünde bulundurmak gerekiyor. o dönemde bilgi kirliliğini engellemek adına her türlü yeni fikir büyük sınanmalardan geçerek kabul ediliyor. sizin "ben yaptım oldu" demeniz hiçbir şey ifade etmiyor. sizin gibi 908807897897 kişi daha "ben de yaptım, hakikaten oldu" diyecek ki akademi ve kilise de "hakikaten öyleymiş" diyecek. belki ilerlemeyi yavaşlatıyor ama yine de güzel bir sistem aslında. mesela elizabeth holmes'lerin önüne çok güzel geçilebilir böyle bir sistemde. ama günümüz sisteminde bunu uygulamak güç. çünkü sürekli ilerleme ve yeni ürünler bekleyen bir pazar var.
bir de eppur si muove meselesi var ki, çarpıtma olma olasılığı oldukça yüksek.
kendisinin güneş lekelerini keşfi ise dünya üzerindeki ilk gözlem değilmiş. çinli astronomlar daha önceden keşfetmişler lekeleri. hep diyorum zaten, her şeye avrupa merkezli (hatta protestan anglo-sakson gözlüğüyle) bakmak zorunda bırakıldığımızdan çin'in önemini anlayamıyoruz. ama yapacak bir şey yok bu konuda. batı dünyası ile çin dünyası uzun zamandır ayrı dünyalar.
dünyanın güneş etrafında döndüğü engizisyon denilen bağnaz köpeklerin gözüne soktuğu için kafrilikle suçlanmış ve yargılanmış büyük bilim insanı. 1616'da katolik kilisesi tarafından buna inanması yasaklanmıştır. yersen.
böyle cahil manyaklarla uğraşmış. sündürüp kulp takmanın alemi yok.
hayatının geri kalanını ev hapsinde geçirmiş. kilise 300 yıl sonra hatasını kabul edip galile'nin kafir olmadığın ilan etmiştir. şaka gibi mnakoyum.