Konuştukça kendini rezil eden, insanı soğutan eski arabeskçi. Kula kulluk edene yazıklar olsun demişti. Keşke şarkılarından başka bir şey söylemeseydi, keşke...
Ah orhan baba ah! Bir de artık evinin yanındaki çukura bir daha düşme noolur. İlkinde bişi olmaz dedik, insanlık halidir dedik ama ikinci defa düştün. Aradan çok zaman geçti, belediye kapatmıştır umarım.
surf politik tutumu yüzünden bazı ahmaklar tarafından değersizleştirilmeye çalışan türkiye'nin en iyi sanatçılarından birisidir.
türkiye'nin ilk türk sanat müziği profesörü, ege üniversitesi türk müziği bölüm başkanı prof.dr hakan cevher in gencebay bestelerinin sanat müziği formunda düzenlenip, türk müziği saz ve korolarıyla yorumlandığı orhan gencebay besteleri özel konserinin duisburg ve izmir ayağında söyledikleri;
"""bir geleneksel türk sanat musikisi korosunun neden orhan gencebay eserlerini seslendirdiği enteresan bir soru olarak aklınıza takılabilir. tek cevabı var, cevabı orhan gencebay'ın müziğinde gizli. gencebay doğu ile batının uyumunu mükemmel bir armoni yakalayarak sentezlemiş, farkındalığı yıllar sonra oluşacak türk müziği makamları üretmiştir. evet türk müziğinde gencebay makamı vardır. biz gencebay rifflerini derslerimizde zaten etüt ediyorduk, üniversitemiz olarak bu makamsal yapıları da ele almaya başladık, bu müzikal yapıları bizden sonraki kuşağa da ileteceğiz. """
istanbul devlet opera balesi eski müdürü ve opera yönetmeni yekta kara:
itü türk müziği devlet konservatuvarında katıldığı bir konferansta ve milliyete verdiği bir röportajda gencebay için şunları söyledi;
orhan gencebay, varoşlar tarafından da dinlenmiş bir müzik adamı olabilir, fakat gencebayın müziğinin varoşlar tarafından da dinlenmesi gencebayın müziğinin vasıfsız bir müzik olduğu anlamına gelmez. gencebayın sözlerinden ziyade yaptığı müzikle ilgilenmeme rağmen, onun derin bir sufi ve filozof tarafını gösterdiği şarkı sözleri olduğunu da bilmiyor değilim. hem sanatçı sadece iyiyi ve güzel olanı anlatmak zorunda değil. mozart kilise gospelleri yazdı, tanrıya ölüm karşısında düştüğü çaresizlik üzerine feryat ettiği besteleri var. mozarta da mı arabeskçi diyeceğiz. mozarta arabeskçi diyemeyeceğimiz gibi, gencebaya da arabeskçi demek hata olur. gencebay doğu ile batının sentez dediğimiz olguyu mükemmel denecek seviyede gerçekleştirmiş evrensel bir müzisyendir. hem de sanatı hem halk için hem de sanat için yapan az görülür bir tarzı da var. acılı, kederli diye bahsettiğiniz sözlerini 2 keman 1 darbuka bir bağlama ile de çalabilirdi, onu seven halk onu yine dinlerdi. ama o, müziğinin altını mükemmel bir orkestrasyon ile zenginleştirdi. klasik türk müziği icra eden arkadaşlarımızın zamanında gencebaya büyük bir kıskançlıkla baktığını, onu hiç yokmuş gibi göstermeye çalıştığını çok iyi biliyoruz. haklılardı da, gencebay türk müziğine o güne dek girmemiş enstrümanları müthiş bir armonik yapı içerisinde entegre etti. işte bunun için diyorum doğu ile batı sentezi diye. gencebaya kadar bağlama ile kontrbas hiç yanyana gelmemiştir.
not: itü türk müziği devlet konservatuvarında yaptığı konuşmayı bizzat kendim izlediğim için kaynak bulamadım. ama arşivci arkadaşlarımdan harıl harıl arıyorum. bulduğum an arşiv haline dönüştürmeyi düşündüğüm bu başlığa ekleyeceğim.
--------------------------
erkin koray :
"benim onun için düşündüklerimi burada anlatmak satırlara sığmaz. kesinlikle benim orhan gencebay'dan türk müziği konusunda almış olduğum çok şey vardır. yani orhan gencebay sazı eline aldığı zaman adama dört saat dinletir. ilk elektro bağlamayı, gitarımın manyetiklerini, onun bağlamasına monte ederek icat ettik. deli gibi sitar çalar. birbirimizi etkiledik, sağlam rockçudur."
kaynak: erkin koray'ın gencebay ile ilgili onlarca röportajı vardır. ben içlerinden bir kaçını koyuyorum buraya.
"orhan gencebay'ın müziklerini sözsüz olarak dinlerseniz doğulu bir senfoninin notalarını bulabilirsiniz. çok akıllı notalar ve müzik uyumu vardır. ki ben bir dönem çok eleştirmiştim orhan gencebay'ı. şimdi özür diliyorum ondan. çok yanlış söylemişim."
orhanla çocukluk arkadaşıyız. trt'nin bağlama sınavında yurt çapında ikimiz birinci olmuştuk. eskiden o ve ben olmadan konser yapılmazdı. biz her konserde bağlamacı veya orkestra şefi olarak görev almışızdır. orhan bağlamaya kimlik kattı. bağlamada orhan gencebay ekolü vardır. enstrümanına son derece hakim çok donanımlı bir müzisyendir.
kaynak: arif sağ' ın da gencebay ilgili bir çok ortamda ettiği kelamlar vardır. en doyurucu olanlarından birini paylaşıyorum:
orhan kardeşim sanat güneşidir. türk müziğinin ulu çınarıdır. beni az ağlatmamıştır bağlamasıyla. gençken beni görmeye gelmişti. o zaman da şimdiki gibi çok yakışıklı bir gençti. o çaldı ben ağladım, ben çaldım o ağladı. bağlama çalarken "bu allaha yalvarıştır" derdi. bağlamayı allaha yalvarttırırdı.
kaynak: neşet ertaşın da gencebayla ilgili bir çok mecrada bir çok açıklaması vardır. onlardan bazıları:
"orhan bey'in müziğini bambaşka ölçülerde nitelendiriyorum. arabesk sözünü kabul etmiyorum. müziğini kendisine has bir ekol olarak görüyorum. dense dense "orhan gencebay ekolü" denir müziğine."
"biz 70' li yıllarda batı aletlerini kullanıp doğuya doğru bakarken, orhan gencebay doğu aletlerini zaten yemiş bitirmiş ve batıya doğru bakıyordu. türk müziği'nde orkestrasyon ve partisyon mantığını ilk defa orhan gencebay'dan duyduk. yurt dışı gezilerimin birinde mısır'da kahire televizyonuna konuk olmuştum. konu şarkî (şarka has) türkî (türke has) konusuna geldi. türkî derken orhan gencebay'ı örnek verdiler, çok keyiflendim. ben a ile başlayıp k ile biten o kelimeyi pek kullanmak istemiyorum. arap müziğinin merkezi olan o yerde bana çok net olarak şunu söylediler: lâ arabesk, orhan gencebay türkî (arabesk değil, orhan gencebay türk müziği). ben de bunu burada söylemekten çok büyük keyif duyuyorum, lâ arabesk, orhan gencebay türkî." " ayrıca: (bkz: #27140494)
kaynak: orhan gencebayın trt'de barış mançoya konuk olduğu doludizgin programıdır. ben programı bizzat trt'den izlemiş biriyim. bu programın videosu kısa zaman önce kaldırılmış. trt'de görevli arşivci bir arkadaşımdan da bu programın videosunu arattırıyorum muhakkak bulacağım.
""orhan gencebay; türkiyenin yetiştirdiği ender yeteneklerden, besteci, müzisyen, enstrümanist, icracı, çok değerli bir insandır ve benim de dostumdur. kendisiyle dost olduğum için çok memnunum, çünkü yıllar içinde örnek kişiliğinin, yakından tanığı olmak fırsatını buldum. türk müziğine büyük renk ve soluk getiren, 30 - 40 yıl önce yapılmış olmasına rağmen, bugünkü kuşaklar tarafından hala bilinen, zevkle söylenen ve 30 - 40 yıl sonra da, zevkle söylenmeye devam edecek olan çok değerli eserlerin bestekarıdır ve türkiyenin kazancıdır.""
"1967 yılında istanbul'a geldikten iki gün sonra, orhan gencebay'ın yanında çalmaya başladım. amerika'ya gidene kadar da onunla çalıştım. orhan gencebay'ın başarılı olmasında, kabiliyetinin yanı sıra burhan tonguç gibi birisine sahip olmasının payı büyük. burhan baba caz müzisyeniydi. ritimciydi. nota yazardı. durmalar, kalkmalar, ritimlerin değişmesi türk müziğinde görülür şeyler değildi. ayrıca orhan abi de orkestrasyon vardı. kemancılar kemancı oldu onun yanında. on kemancı, aynı anda arşe çekmezse mana çıkmaz ki! orhan abi, nota yazarken arşeleri de yazardı. türk müziğine kazandırdıkları için heykeli dikilmesi lazım. dikilecek de!"
"gitarı kendi çabamla öğrendim. 1969'da gazinolarda program yaptığımız yıllarda orhan gencebay'dan kuliste sohbet ederken bağlama çalmayı öğrendim. bana bağlamanın akort sistemini ilk öğreten kişidir. o yıllarda ahmet sezgin'in baş bağlamacısıydı."
orhan gencebay'ın arabesk kavramının dışında ele alınması gerektiğine inanıyorum. o başlı başına bir ekoldür. müzik tarafını söylemeye gerek yok. türkiyeye gelmiş geçmiş en büyük fırtınadır. eserleriyle, yeni düşünüşleriyle, yeni yapılandırdığı melodilerle türkiyede bir ilktir.
“her ne kadar bağlamayı üstad orhan gencebay kadar çalamasam da kendi çapımda bir şeyler yapmaya çalışıyorum. ben bu sazı geleneksel çizgiden biraz kaydırıp kendi tarzımla çalıyorum, eğlencesine yani”
"orhan gencebay'ın bize hem müzik hem de karakter olarak etkisi var. orhan babanın araştıran, teoriye kafa yoran varlığı yardımcı oluyor bize. orhan gencebaydan önce köy kökenli bir saz çalış üslubu vardı. orhan gencebay şehirli saz üslubunu getiren en önemli sazcılardan biridir.
kaynak: fatih akının; crossing the bridge the sound of istanbul belgeselinden;
i.t.ü. türk musikisi devlet konservatuvarı araştırma görevlisi ve bağlama sanatçısı çetin akdeniz:
" orhan gencebay, arif sağ gibi büyük ustalar babamın dükkanına gelip gittikçe, bağlamaya olan ilgim arttı. en başta babam daha sonra, orhan gencebay, arif sağ, nida tüfekçi, neşet ertaş gibi ustalar benim bu günlere gelmemi sağlayan kişilerdir"
"sazını eline alıyor, ayağını alçak bir iskemleye dayadıktan sonra, herkesin elinde görüp dinlediğim o ince zayıf sesli saz, onun elinde devleşip bir orkestra hacmine yükseliyor. sazın böyle çalındığını bir daha hiçbir yerde duymadım."
türkiye cumhuriyeti devlet sanatçısı, operet ve klasik türk musikisi sanatçısı avni anıl :
"türkiyede gençliği 1970lere kadar radyonun kapısından sokmadılar. bağnaz, yobaz demeyeceğim ama muhafazakarlığı biraz sıkı tuttular. orhan gencebay nida tüfekçinin bağlamacısıydı. çocuğu hırpaladılar o da intikam alırcasına kendi müziğini yaptı. orhan çok iyi müzik bilir."
opera ve klasik türk musikisi besteci ve icracısı yıldırım gürses:
orhan gencebay varken diğer isimlerin anılması ( ferdi tayfur, ibrahim tatlıses, hakkı bulut vs) yersiz ve abes. bizim muhattabımız orhan gencebaydır. muhattabımız müziği bilen kişilerdir. gencebay varken onların konuşması, konuşulması doğru değil.
"terazinin bir kefesine orhan gencebayı koysalar, diğer kefesine de alaeddin yavaşçayı koysalar ben orhan gencebay'ı seçerim. çünkü alaeddin yavaşça kendini bitirmiş artık. orhan gencebay'ın her okuduğu şiir abide gibi."