iyi bir dm (ya da gm) bulursanız yapışın direkt, sakın bırakmayın. hayal gücü yüksek, iyi bir senaryonun dinamiklerini bilen ve kurallar konusunda fransız mürebbiyesi takıntısında olmayan ama taam kanka sana serbest yavşaklığına da düşmeyen bir gm ve iyi bir ekiple (en azından iyi iki kişi diğerlerini taşıyabiliyor, en kötü ihtimalle kötü oyuncuyu öldürüp kurtulursunuz) hayatınızın en eğlenceli zamanlarını geçirebilirsiniz.
ilk defa oynayacaklar için bilgisayar oyunları ve fantastik edebiyatla ilgilenmesi tabii ki avantajına olur. ilk oyununuzda kişiliğinize çok zıt bir karakter yaratmamak iyi olabilir, karaktere uygun davranmakta zorlanabilirsiniz. çok uç karakterleri biraz deneyim kazandıktan sonra canlandırmanız daha kolay olur. uzun soluklu bir oyuna katılmadan önce benim tavsiyem gidip bir iki oyunu izleyin, gözlemleyin. daha sonra farklı oyuncular ve gmlerle tek oturumluk oyunlara katılın. böylece farklı evrenleri ve oynatış tarzlarını görerek, hangisinin en çok hoşunuza gittiğini bulabilirsiniz. size uygun bir evrende, kafa yapınıza uygun bir gm ve ekiple oynamak ne kadar eğlenceli ise sevmediğiniz bir oyunda oynamak da bir o kadar eziyet oluyor çünkü. bir diğer tavsiyem eğer haftada ya da iki haftada bir uzun saatlerinizi ayıramayacaksanız hiç heves edip bulaşmayın. öyle arada takılırım ya gibi bir oyun değil. süreklilik gerektirir ve bir kişinin sallaması bütün oyunu piç eder. arkanızdan çokça küfür yersiniz. öğrenci iseniz genelde büyük üniversitelerde klüpleri bulunur, oralara uğrayarak bilgi edinebilirsiniz. gençken mutlaka en az bir kere oynayın. iş hayatına atıldıktan sonra gerçekten zor oluyor.
ilk kez katıldığım bir oyuna gerçek kılıçla, baltayla falan gelenler olduğunu görünce oradan hiç çıkamayacağımı ve akşam haberlerine konu olacağımı düşünmüştüm... ama hala hayattayım. değişik bir tecrübe olmuştu. tavsiye ederim herkese.
hayatımı demesem de gençliğimi verdiğim işlerin biri. aslında rpg (role- playing game) in bir alt türüdür. bilimkurgu, polisiye, akla gelecek her türlü net kurallı rol yapma oyunu rpg, bunun fantastik alemlerde geçen alt türü frp'dir ancak frp anlam genişlemesine uğramış.
senayo, dm (oynatıcı) kenarda dursun, iyi bir oyun için iyi oyuncular gerekir. oyuncular ekip olarak iyi değilse, kendini veremiyor, diyaloglara kafadan giremiyor, o karakteri yaşayamıyorsa en kült senaryoyu andy serkis de oynatsa oyun tutulur kalır.
tersine "bize vahşi batı oyunu oynat" diye yalvaran bir partiye senaryosuz gelişine on numara oyun oynatmışlığım var. on numara olmasının nedeni oyunculaırn başarısı. ben sahne bile yazmadan kovboy filmlerindeki tüm klişe sahneleri, diyalogları kendi kendilerine başlatıp götürdü adamlar.
dm'in o kadar önemli olmadığına dair vereceğim örnek de, fransız devrimi sırasında jurnalciler ve örgütçüler arasında geçe bir oyunda, iki oyuncunun dm yatıktan sonra bir saate yakın sürdürdüğü diyalog ve hatta ufak bir çatışmayı kendi aralarında zar atarak çözüp devam etmeleri.
bu arada, artık (5-10 senesi vardır) evlere gidip saatlerce buluşma çoğu kişiye zor geliyor. ayrıca millete açıklamaydı, yol çilesiydi, evi dağıtmaktı dert. bu yüzden çoğu oyun roll 20 gibi online ortamlarda kamera ve paylaşılan sanal masa ile oynanıyor. ayrı keyfi var, onyılların frpcisi olarak: fiziken masaüstünde oynamak kadar keyifli.