Bir insan siyasi bir partiye neden bir taraftarın takımına bağlandığı kadar bağlanır? Takımın iyi işler yapmıyorsa maça gitmeyip cezalandırıyorsun ama partin? Yok yok taraftarlığı da aşan bişi bu!
avrupa'ya göçenlerin büyük çoğunluğu elbette maddi sebeplerden ötürü göçüyor; ama, göçenlerin acaba kaç tanesi bulunduğu ülkenin kültürüne ilgili gerçekten?
mesela ben, istanbul'da bile, istiklal'de yürürken, galata köprüsü'nden geçerken, sirkeci'de yürürken bile oralarda yaşanmış tarihi hatırlıyorum içim bir tuhaf oluyor. mesela ne zaman galata köprüsü'nden geçsem hasan fehmi'nin 31 mart vakası öncesinde suikaste uğraması gelir aklıma. ya da mesela eskiden bir hipodroma sahiplik yapan sultanahmet meydanı'ndaki bizanslı heyecanlı kalabalık gelir aklıma. böyle işte.
adam almanya'ya gidiyor mesela; jena'nın, bayreuth'un falan önemini bilmiyor almanya için. belki de gereksiz görüyor bilmiyorum.
belki yaşayanlar da çok önemsemiyordur, ne bileyim...
sırf merakımdan ve boş zamanım da bol olduğumdan tekrar üniversite sınavlarına girip sinoloji okumayı düşünüyorum. sizce mantıklı bir hareket olur mu?
belki bülent ecevit'in ingiltere'de sanskritçe okuması ama mezun olmaması gibi bir durum olabilir. biraz da bundan çekiniyorum aslında. yani birileri "boş yere yer işgal ediyorsun" falan derse diye çekincem.
not: hsk 1 düzeyinde çince bilgim var. kendi kendime öğrendim tamamen.
Son birkaç günde birçok başlığa fotoğraf önerdim fakat henüz hiçbiri ile alakalı en ufak bir geri dönüş alamadım. Bir umut bekliyorum hâlâ. @meta sözlük moderasyonu İlgilenecek misiniz, sevgili dostlar?
Birleşik Krallık neden bazı turnuvalara (basketbol) birleşik krallık ya da büyük Britanya olarak katılıyor da bazı turnuvalara (futbol) İngiltere, İskoçya, Galler, kuzey irlanda olarak ayrı ayrı katılıyor? hadi onlar bunu yapıyor, bu organizasyonları düzenleyenler neden bu konuda müdahale etmiyorlar?
Sık sık instagram'ın keşfet kısmına göz atarım. Neredeyse her defasında "haklarini_biliyormusun" kullanıcı adlı hesabın paylaşımları çıkıyor karşıma. Bu hesapta, insanların yani bizlerin hukuki haklarını paylaşıyorlarmış. Gerçekten merak ettiğim şey ise şudur: Ben onları bilsem ne değişecek? Hadi, biliyorum diyelim, kimi, neyi, nereye şikâyet edeceğim? Dayısı olanın Tanrı olduğu bir ülkede hukuki hakları bilmenin bir halta yarayacağını gerçekten düşünen insanlar var mı acaba?
Basit bir örnek olsun. Aynı hesabın "MOBBİNG SAYILAN HÂLLER" konulu bir paylaşımı var. Paylaşıma şuradan ulaşılabilmektedir: www.instagram.com/... . Bakalım, acaba bu paylaşımın altına neler yazmış insanlar?
1) "Bu yazanlarin hepsini tek bir iş yerinde yaşadım elimde kanit olmasına rağmen mahkemeyi kaybettim bu ülkede ADALET sadece kadın ismi malesef"
2) "Sonuç ? Bunları bir çok iş yeri yapıyor zaten"
3) "Kurumsal olduğunu iddia eden birçok firmanın yaptığı işler.mobbing e uğramayan çalışan varmıki.haklarımızı bilmekle olmuyor.devletin sosyal devlet olup sisteme kanunsal yaptırımlarla uygulamaya koymalıki ' herkes kafasına göre zurna çalmasın.haklarını bilenlerin çoğu işsiz haklarını bilerek evde oturuyor.yani bu hakları uygulayacak sosyal devlet lazım."
4) "Sadece şirketlerde değil devlet kurumlarında da fazlasıyla var. Adam başarılı olunca kıskanıyor mobbing uyguluyor. İstediği usulsüzlükleri yapmayınca mobbing uyguluyor. Nasıl olsa yetki elinde. İsterse sürer, isterse tehdit eder. Kimse birşey diyemez. Yaşayan bilir."
örneğin #8490 yazdığına göre @rainbow "besle kargayı oysun gözünü" durumu yaşamış ve aylak bakkal tarafından kurtarılmış. verilmiş sadakası varmış ki bakkalın boş zamanı varmış.
heh, mesela. eski tip bakkallara girdiğimde gözüme tartı takılıyor. O tartıda bir şey tartıldığında "lan?" diyorum. Acaba kimse yokken denemiş midir? Benzer bir olay ingilterede kazayla yaşanmış. Kasada tarttırdığı meyvenin miktarından şüphelenen bir müşteri tekrar tarttırmış ve farklı sonuç çıkmış. Sonra anlamışlar ki kasiyer kızın memeleri çok büyükmüş ve tartıya temas ediyormuş. Olaydan kaç kişinin etkilendiği bilinmiyormuş. Market isteyene para iadesi yapacakmış. Parasında pulunda değilim ben. Neyi tarttıysak onu isterim. Memeyse meme, toz şekerse toz şeker. Ne demişler, "yiğidi öldür hakkını yeme." Yiğit olarak ölene kadar meme peşinde koşmayı öğütlemiş atalarımız.
Bak mesela, "yiğidi öldür hakkını yeme" nasıl bir trajedi sonucunda ortaya çıkmış? merak ediyorum. "Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır" ile alakalı bir olay mı? Ölen yiğidin hakkı yoğurt muydu? yoksa mememiydi? Bilinmiyor.
"At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır" diye bir söz var. şöhret uğruna atıyla birlikte ölmüş olması olası. Peki şanın, şöhretin, adının duyulması iyi bir şey mi?
"Ad ali'nin göt veli'nin" diye bir söz var. Veli'nin başına ne geldi bilmiyoruz. Muhtemelen ali'yi dava etmemiştir. Ama ne yaşandı işte, bunu merak ediyorum.
İnşalla başımıza bir şey gelmez. Ya da gelir. Şahsen başıma gelecekler için seçme şansım varsa meraktan geleceği tercih ederim.
her gece uyumadan önce başımı yastığa koyduğumda, o gün yazdığım girdilerde hatalı bir bilgi yazdım mı diye düşünürüm. dün de başımı yastığa koyar koymaz tooltip başlığında yazdığım girdide "öğe" kelimesini kullandığımı fark ettim. oysaki tdk'de böyle bir sözcük yok, öge olarak geçiyor. ama ilkokulda "öğe" olarak öğretildiğine çok eminim. hatta bakın bazı websitelerinden örnekler göstereceğim:
www.turkedebiyati.org/... www.edebiyatogretmeni.org/...
ekşi sözlük'te sahlanankoc kullanıcı adlı yazar, tdk'nin 1942 yılı basımı felsefe ve gramer terimleri kitabında kelimeyi "öğe" olarak kullandığını göstermiş. eksisozluk.com/...
sadece öge kelimesi değil mesele.
sıklet kelimesini de siklet olarak öğrendim diye hatırlıyorum. fotomaç'ın her ikisini birden kullandığı bir haberi: www.fotomac.com.tr/...
ya okuduğumuz gazeteler, izlediğimiz televizyon programları veya bazı öğretmenler bize kelimeleri yanlış öğretiyor ya da bu kelimeler zaman içinde tdk tarafından değiştiriliyor. hangisi olduğunu öğrenmek istiyorum.
sizlerde de bu veya farklı kelimelerde, çocukluğunuzda öğrendiğinizle şimdiki doğrusu arasında fark olan var mıdır sevgili yazarlar?
Neden linkedin platformu asıl amacı için kullanılmıyor? Neden ben "iş ve istihdam odaklı bir platformda" aptal aptal özlü sözler ve daha bilumum alakasız şeyler görmek zorundayım? "Suistimal etme" konusunda Türkler olarak dünyada elimize su dökebilecek başka bir millet yoktur galiba. En sonunda tüm bağlantılarımı ve takip ettiklerimi (Zaten birkaç tane.) silip artık sadece yabancı hesaplarla ilgileneceğim, o olacak.
japonya'da doğsam nasıl olurdum acaba? oranın ezik erkeklerinden mi, orta halli işine gücüne bakanlarından mı, yoksa toplumda öne çıkmış biri mi olurdum? hangi mesleği yapardım acaba?
hristiyan olmam biraz zor görünüyor gibi ama. belki ailem hristiyan olsaydı olabilirdim. diğer türlü zor.
İnsanlar böyle dönemlerde hızlı bir değişim içerisindedirler. Ancak bu hiç birşey yapmak istememek ve birşeyler yapmak isteyip yol bulamamak arasında sıkışmış durumda. Ortada az bir azınlık zaten kuyrukçu. Peki bu herşeyin farkında olup da birşey yapmak istemeyen insanların hali ne olacak. Küçük burjuva dünyalarından başka birşey düşünmeyen bu yarı-aydın mahluklar değişime inanmadığı için diğer insanları da pasifizme itmiyor mu?
Engellenenlerin paylaşımları engellenmiş olmalarına rağmen sol tarafta görünüyor mu yoksa benim gözlerimde mi bir sıkıntı var? Eğer öyle bir şey söz konusuysa mantıksızlığın, saçmalığın zirvesi.