bu başlık kişiye özel bir başlıktır
-
dün episkopos hazretleri sayın massimiliano palinuro erken bir noel tebriği için kilisemize geldi. güzel bir gün geçirdik kendisiyle. kendisini yine her zamanki cömertliğiyle çok güzel hediyeler getirdi. hediyelerden benim payıma düşen şu güzel tespih oldu:
i.ibb.co/...
ayinden sonra kendisi biraz katolik olmak için eğitim görenlerle vakit geçirmek istedi. ben de gözlemci olarak sohbete katıldım.
hristiyan olmak isteyenlerin çoğunun sadece müslümanların davranışlarına bakarak hristiyan olmak istemeleri bana biraz temelsiz geldi açıkçası. belki benim neslimden hristiyan olmak isteyenlerin çoğunlukla hristiyan teolojisi üzerinden hristiyanlığa geçmeleri bunda etkilidir bilemeyeceğim.
onlar "müslümanlar şöyle, müslümanlar böyle..." derken açıkçası içimi huzursuzluk kapladı. çünkü "hristiyanlar şöyle, hristiyanlar böyle..." demek de mümkün. tanrı'ya giden doğru yolu insanların davranışları üzerinden mi bulacağız, yoksa tanrı'ya bakarak mı?
işte ben bunları düşünürken episkopos hazretleri de araya girdi ve benim düşündüklerimin aynısını söyledi.*
elbette, bir ağaç meyvelerinden tanınır. orası ayrı. portakal ağacı dikip elma bekleyen insan ahmaktır. ama bir yandan da hepimiz insanız. hepimizin hataları olabilir. bu sebeple örnek alabileceğimiz pek fazla insan yok aslında dünya üzerinde. eğer ulaşmak istediğimiz tanrı ise, o zaman tanrı'ya odaklanmaktan ve tanrı merkezli bir hayat yaşamaktan başka bir çözüm yolumuz yok.