-
görsel roman tarzının hakkını veren anime tarzında etkiliyici çizimleri ve her ayrıntısına kadar derinleştirilmeye üşenilmemiş epik bir bilim kurgu hikayesi olan 2.5d platform-bulmaca oyunudur.
oyunda peak runners dediğimiz bir mağara keşifçisiyiz. bu işi kendimizi kanıtlayıp, dışlandığınız klanımıza geri dönebilmek için yapıyoruz. peak kelimesi aslında oyunda anlatılan mitolojiyle bağlantılı. myrian imparatorluğu denen bir uygarlık, lümen denen tanrısal enerji kaynağını bu lümenin tepkime verip enerji açığa çıkardığı özel ses frekanlarını kullanma mantığıyla antik yapılar inşa ediyorlar, aslında hepsi mitolojisindeki bir tanrıya adanmış olan mabedler bunlar. biz de bu yapılardan arda kalanları gidip topluyoruz oyun boyunca. bu antik madenlerdeki kapıları açabilmek için basit bulmacalar çözüyoruz. müziğin de yardımıyla, lümenle etkileşime girebilecek sesin uygun rezonansını ayarlamamız için olan kapı şifreleri var. bunların dikey bir şekilde, sanki bir sesin sanal analizi gibi olması ve uzak doğu dillerinde dikine yazma motiflerine benzemesi gözüme çarpan ilk ayrıntılar oldu. sanki oyundaki her ses içerinde bir anlam barındırıyor kelimeler gibi demek istemişler.
trainer bölümünün oyunun ana hikayesi içerisinde, ana karakterimiz jun'un karakter gelişimiyle beraber bize veriliyor olması hoşuma gitti. bence yaratıcı bir fikir. diğer oyunlar gibi bak bunu böyle yapıyorsun burda buna basıyorsun gibi klasik bir trainer'ı yok.
oyunda genelde hikaye üzerinde seçimler yapa yapa ilerliyoruz ve yaptığımız seçim bir maliyet veya olasık sistemine bağlanmış durumda. yani seçimlerimiz, içerisinde bir olmama ihtimali de barındırıyor aslında ve bu durum ayrı bir gerilim katıyor her seferinde. bu olasılık karakterleri ve uzay gemimizi nasıl geliştirdiğimize göre değişiyor. çoğu seçimde, o seçimin sonuçlarının doğurabileceği tedirginlik hissini yaşadım. en azından bana gerçekten bir seçim yapıyorum hissini verdi oyun. belki de seçimin sonucunu söylemeyi survivor acun gibi yaptığından öyle olmuştur. bazen sinir bozucu olabiliyor. bir kaç kere ee hadi ne olacaksa olsun artık dediğimi hatırlıyorum. ayrıca yaptığımız seçimlere göre oyun başarımı koymuşlar kritik yerlere.
hikaye anlatımı tam bir ses-görsellik ahengi içerisinde. bildiğiniz mest oldum oynarken. o an hikayedeki duyguyu müziklerle direk size geçiyor oyun. ayrıca illüstrasyonlardaki renk tonu, kalite vs. de yanında cabası. bu duyguyu karşıya geçirme işinin üstünde durmuşlar gibi. text okuyup ara sahne geçme bölümlerinde bile diyaloğun yanına karakterin repliğindeki duygu durumuna göre değişen bir yüz tasviri koymuşlar. ayrıca çok duygusal bir hikayesi var. oyunda ilerledikçe o an hikayede yaşanan olayın karakterlere hatırlattığı geçmişteki anılarına flashback'ler atarak karakterleri tanıyoruz ve gitgide derinleştiriyoruz. oyunun sonu aşırı duygusaldı. benim gibi bir insanı bile az kalsın ağlatacaktı.
ayrıca sırf oyuncuyu germek, heyecan dozunu artırmak için death end sahneler yapmışlar. ilk oynanışta ulan noluyor diyorsunuz ve engelleyemiyorsunuz olanları. sonra oyunun başındaki, oturup anılarını hatırlamaya çalışan yaşlı jun'a geri dönüp eğer böyle olsaydı şuan burda olamazdım sahnesine bağlanıyoruz ve hikayenin akışına kapılıp en başından beri jun'un anılarında olduğumuzu hatırlıyoruz. güzel taktik...
-- spoiler --
oyunda ilerledikçe hikayenin ana çatısını oluşturan myrian mitolojisinin bize her aşamada yavaşça, parça parça sunulduğunu görüyoruz. genelde her mağara keşfimiz sırasında antik yazıları incelememizle veya katıldığımız etkinlikler veya görevler sırasında oluyor bu aktarım. yavaş yavaş hikaye kendiliğinden oturmaya başlıyor ve mit hikayesine dikkatlice baktığımızda ana karakterlerin hikayesiyle de bağlantılı olduğunu, bazı karakterlerin bazı karakterlere bir gönderme olduğunu hatta karakterlerimizin başına ileride neler geleceğine dair spoiler içerdiğini görüyoruz. oyunu oynarkenki keşfetme ve teori kurma hissini baltalayacağını düşündüğüm için açık açık yazmayacağım ama şu şarkıcıya, feda edilmelere, aşk hikayesine, mezar anıtlarına vs. dikkat
8000'li yıllarda nihayet insanlar uzaya açılmışlar ve koca bir yıldız sistemini habitatı haline getirmişler ve tabi ki uzayı da bir dünya simülasyonuna çevirmişler. lümen denen tanrısal olduğuna inanılan kaynak için hammade savaşları çıkmış hem de henüz 2 tane (bkz: dünya savaşları), insanlar savaştan muzdarip olmuş, siyasi işler dönüyor herkesin umurundaki tek şey yine ticaret, para ve bu sistem hala halkın gözüne tatlı görünerek sürdürülmeye çalışılıyor, halkın hakları savunuluyormuş gibi gösterilip daha fazla hakkı sömürülüyor, savaşı yenen taraf tarihi kendine göre yazmaya çalışıp witch'leri günah keçisi yaparak onların suçlanmasıyla kendini aklamaya çalışıyor vs. vs.
o yıldız benim şu galaksi senin diyip gezip dururken yakın zaman içerinde kapitalist united mining tarafından dağıtılmış bir rumani klanı buluyoruz. ordaki sahnelere ve sunum yazılarına dikkat ettiğimizde kayıp prenseslerinin remi olduğunu anlayabiliyoruz. yani bizin gemi şampiyonlar ligi. biri geleceğin imparatoru, diğeri kalan en iyi witch, diğeri de prenseslerini bulup yeniden ayaklanmayı bekleyen bir klanın varisi
[soz.lk/... görsel]
-- spoiler --
maalesef türkçe altyazısı bulunmuyor. ama genelde diyalogların akışı bizim geçmemizle olduğu için kendiniz çevirerek de rahatça oynayabilirsiniz. ingilizce altyazısı var seslendirmesi yok. japonca ve çince'de var sadece. ama ingilizce dublajı olsaydı bile japonca dinlerdim sanırım gayet iyi yapılmış. yaklaşık 10 saatlik bir oynanış süresi var.
oyun eylül 2021'de çıkmış. şuan için
steam incelemeleri 6000 civarı oyla %97 olumlu. metacriric puanı 6 incelemeyle 90, user score 49 incelemeyle 8.1
son olarak oyun gamepass'te bulunuyor. xbox cloud gaming ile de oynanabiliyor.
steam'deki fiyatına zam gelmiş değmeyecek bir fiyatta şuan. indirimdeyken belki.