1. 1917 devrimiyle Rusya'da söz sahibi olmuş Bolşeviklerin bir savaşta Rus Çarlığı yanlısı Rusları yenilgiye uğratması ve Rus imparatoru II. Nikolay ve tüm ailesini öldürmesi sonucunda RSFSR olarak formlanmış ardından 1920 ve 1930'lardaki radikal atımlarıyla tanınmış olan sosyalist devletler bütünü.

    Ana arzu hatları elektrifikasyon, Rus sanayileşmesinin merkezi bir elden sağlanması, ortaya çıkan metaların dağıtımının ve tüketiminin merkez parti-devleti tarafından organizasyonunun sağlanması, Stalin-öncesi dönemde devrimlerinin dünyaya ihracı, Stalin ve sonrası dönemde ise devrimlerin "tek ülkede" tamamen oturtulması.

    1917-1991'lar arasında hayatta kalma periyotlarını 10 yıllık hatlarla incelersek elimizden birden fazla atılım ve taleple gelmiş bir toplum bulunur. Bakalım.

    a) 1920'lere dair ana hatlar.
    Romantik dönem, NEP ile ileriki dönemlere nispetle yumuşak bir özel mülkiyet baskılama(NEP:Yeni Ekonomi Politikası), kolektivizasyon, Troçki, Kamenef, Galiyev, Lenin gibi birden fazla dil konuşabilen küresel kültürde bir yeri bulunduğuna inanan entelektüeller, Birinci Dünya Savaşı sonucunda aşırı yıpranmış Almanya'nın acı çeken işçi sınıfının da kızıl devrime katılacağına dair duyulan inançla sosyalist bir Dünya devleti kurma isteği. Bu devir dinamik, Fransızca, Almanca ve İngilizce'nin Sovyet Yönetimine sahip olanlar tarafından aynı anda konuşulduğu, büyük balo salonlaının ve tiyatroların toplantı ve söylevler için kullanıldığı bir devirdir.
    Dünya devrimine dair olan inanç şu şekilde izah edilebilir ki onlara göre Rusya SFSR(1937 sonrası SSCB/CCCP/USSR adını alacak) tek başına tüm emperyalistlerle mücadele edemezdi, sosyalizm Marx'ın iddia ettiği şekilde Almanya'da başlamalı ve mümkün oldukça çok devletle beslenmeliydi, zira emperyalistler kendi aralarında sürekli takas ve ticaret yaparak eksiklerini gidermektelerdi. İzolasyon ve belirli hammaddelere ulaşamamak sosyalizmi yenilgiye uğratabilirdi. Versay anlaşmasıyla canı yanmış ve senelerce anlayamadıkları bir savaşa sokularak milyonlarca çocuğunu kaybetmiş Almanya onlara göre artık buna bir son vermeliydi. Sovyetler Birliği o dönem pionerlerine -öncü çocuklar/gençler- Almanca öğretip onları müstakbel Dünya devrimine hazırlamaktalardı.
    Hatta Almanya ve Sovyetler arasında uzanan Polonya için Sovyetler Birliğinden Kamenef şöyle demişti:
    "Polonya bizim için ya bir yol olur ya da bir çit, yol olursa geçer gideriz, ancak çit olursa çiğner geçeriz."
    Ancak beklenen Almanya devrimi gelmedi, halk ayaklanmadı, komünistler sanayileşmiş Almanya'yı kaybettiler.

    b) 1930'lar hakkında ana hatlar:

    Devrim kendi içinde bölünmüş durumda, bir yandan Troçki, Buharin gibi kişilerde bedenleşmiş Dünya devrimi talebi, bir yandan Stalin, Mikoyan gibi tek-devlet sosyalizmi savunucuları. Arada artık kara bulutlar var, Stalin söylevlerine fabrikalarda ve sanayi bölgelerinde yaparken, Troçki ve onun polyglot entelektüelleri burjuvalardan kalan kalıntılarda, balo salonlarında ve sanat merkezlerinde, otellerde toplanıyorlardı. Söylemler farklılaşmıştı.
    1929 krizi vurmuş, Sovyetler yalnızlaşmıştı. Yalnız tek bir hırs vardı, "Buğday satacağız, makineler alacağız." , "Elektrifikasyon geliyor elektrifikasyon."
    Amerika'yı geçmek gibi bir hırs baş göstermişti, kapitalist dünyanın yeni yıldızı ABD ile ilk rekabet böylece baş veriyordu. Stalin dönemiyle birlikte Ukraynalılar ile ilk sıkıntılar da baş göstermeye başlamıştı, Holodomor öncesi Ukrayna köylüleri Sovyetler birliğine karşı pasif direnişe geçmişler , ardından Holodomor ile cezalandırılmışlardı.
    Stalin gücü ele geçirdikçe dünya devrimi de o ölçüde solmaktaydı, üstüne üstlük artık söylevler değişmişti, Kızıl Ordu'yu kuranlar, eski parti üyeleri tek tek hain ilan edilmekte ve öldürülmekteydi. 1930'ların sonunda Vasily Blokhin gibi tarihin en fazla idam gerçekleştirmiş cellatlarının zamanı başlamıştı. İnsanlar hızlıca kırmızıya boyanmış odalara alınıyor, Blokhin arkalarına geçiyor, kafanın ortasından tek bir yakın atış ile infaz gerçekleştiriliyor, ardından odaya paspas atılıp sıradaki getiriliyordu. Yalnızca Blokhin'in elinde 7000'den fazla insanın kanı olduğu tahmin edilmekte. 1938-1939 büyük temizliğinde tüm güç Stalin'e ve onun tek devlette devrimci grubuna geçmişti.

    c) 1940'lar hakkında ana hatlar

    Stalin dönemi sert merkeziyetçi yönetimiyle başlayan ve birkaç yıl içinde de İkinci Dünya Savaşı'nın en sert tokatlarını yiyen Rusların ıstırap dönemi denilebilir. Yaklaşık 23 milyon Rus'un vefat ettiği, pek çok kişinin de fazlasının sakat kaldığı, travma sonrası stres bozukluğu yaşadığı, intihar ettiği bir periyottur.
    Ruslar 9 Mayıs zaferinin ardından bugün hala sürmekte olan olan Zafer Günü/Victory Day/Den' Pobedy kutlamalarına başlamışlardır, Rus askeriyesinin yaptığı en büyük güç gösterilerinden biriyle birlikte ilk Zafer Günü yürüyüşünden sonra Rus militarizmi bir adım üste tırmandı.
    Bu dönem Rusya'nın korkularının ve bilinçaltının şekillendiği bir dönemdir, bugün averaj bir Rus bile hala daha "Naziler geliyor" propagangasına maruz kaldığında inanıyorsa tohumları bu dönemde ekilmiştir. Hatta Rusya-Ukrayna savaşında da bu retorik sıkça kullanılmıştır, tarihte yaşamış Stepan Bandera isimli Alman işbirlikçisi tüm halk ile eş tutulmuş, Ukronaziler söylemi sıkça kullanılmıştır.

    d) 1950'ler hattında ana hatlar

    1953'te Stalin'in ölümü ile birlikte yerine geçen Kruşçev çok şiddetli bir de-stalinizasyon sürecine girişmiştir. Bu dönem Rusya'nın kırılma anlarından biridir, zira Stalin'in bilgisayarlar ve teknoloji konusundaki tutumu genellikle "Bunlar burjuva oyuncakları." görüşünden öteye gitmediğinden 1950'lerde bunun tam tersi tutulmuş ve İkinci Dünya Savaşı'nın yaraları sarılırken sibernetik ve bilgisayara önem verilmeye başlamış. Kozmos kelimesinde cisimleşmiş olan uzay merakı için ilk adımlar atılmıştır, Gagarin'in 12 Nisan 1961'deki ilk insanlı uzay uçuşuna giden süreç başlamıştır. Devlet elini sivillerin üzerinden bir nebze çekmeye başlamıştır. Kore'de Çin ile birlikte Kuzey Kore'ye askeri destek sağlanmıştır.

    e) 1960'lar hattında ana hatlar

    1960'lar Küba Krizi gibi büyük sorunlar sayılmazsa SSCB'de sıradan bir insan olmak için en ideal dönem. Zira militarizasyon azalmış, çocuklarda büyüyünce ne olmak istiyorsun sorusuna verilen en sık cevap "Kozmonot" olmuş. Çocuklar için basılan dergiler yüzbinlerce tirajdan milyonlarca, on milyonlarca tiraja çıkmış. Siviller için üretimler ve sivil fabrikalar kurulmaya başlanmış, Sovyetler Birliği internet projesi olan OGAS'ın başlaması, Sovyet sibernetiğinin altın çağı, Viktor Gluşkov ve Anatoly Kitov gibi devasa bilgisayarbilimcilerin parlama zamanı. Evet, Sovyetlerde internet vardı, ölümünü 70'lerde anlatacağım.
    Devletin size bolca yıllık tatil verip, cebinize uçak bileti koyup Karadeniz'e ailenizle yüzmeye, istirahat etmeye gönderdiği bir devirdir bu devir. Komünist parti baskısı yazarlar ve çizerlerden elini çekmiş değildir elbette, ancak en azından 20 yılda açlıktan uzaya bir sıçrayıştır yaşanılan. Zira kozmos standart Rus bilincinde ve bilinçdışında Dünya'daki kötülüklerden sıyrılmanın, uhrevi büyük bir amaç uğruna, bilim uğruna kendini feda edebilmenin bir sembolüdür. Rus bilimkurgusu bu dönemlerde altın çağını yaşamıştır diyebiliriz. Aynı dönemde kozmonotlar ve astronomlar her alanda mücadele edilen ABD'yle beraber çalışmakta, arkadaşlık etmekte, beraber zaman geçirmektedirler. Küba'da Fidel Castro ve onun satranç tahtası üzerinden oynanan oyun uzay çalışmalarına bulaşmıyordu. Bu dönem yapılan propaganda afişlerinde büyük harflerle MİR yazısı göze gelmeye başlamıştı, mir yani barış/peace.
    Küba krizine ters bir perspektif:
    Amerika, müttefiklerinden birisi Türkiye Cumhuriyeti'nin Karadeniz Bölgesi'ne Rusya'yı vurabilmek için nükleer füze yerleştirmiştir. Aslında Küba Krizi diye lanse edilen şey, Rusya'nın "bir oyunu iki kişi de oynayabilir" diyerek Küba'ya füze koymasıydı. İlk hamle ABD'den, ikinci hamle SSCB'den gelmişti.

    Not: Vietnamda askeri ve psikolojik harpte Rusya, ABD'ye yüksek oranda zaiyat verdirmiştir.
    Örnek1)
    Hanoi Hannah, Ruslar ve Çinliler tarafından psikolojik şiddet uygulaması için eğitilmiş İngilizce bilen bir hanım.
    Vietnam yağmur ormanlarında bunları dinleyen ABD'li bir asker olduğunuzu düşünün:
    (link: www.youtube.com/... : Hanoi Hannah) -Girişte araya karışan Rusça kaydı gayet net duyabilirsiniz-

    Örnek 2) Hava desteği
    (link: www.youtube.com/... : ) Chizh (çij) - Phantom (fantom f-4 amerikan uçağı), (sadece İngilizce altyazılı özür dilerim.)
    Şarkıda ABD pilotu soruyor, "Beni kim vurdu" diye, cevabını da "Seni Li Si Tsin vurdu." olarak alıyor, Asyalı ismine benziyor ancak Lisitsin Rusça tilki demek olan bir soyadı aynı zamanda. :)


    f) 1970'ler ana hatlar

    Militarizmin tekrar hortlaması, sibernetiğin düşüşü, Rusya'nın Vietnam'ı olacak olan Afganistan savaşı. Ekonomide bozulmalar ve sertleşen otoriter surat, azan baskı rejimi.
    Orduda değişimler, revizasyonlar, nükleere harcanan inanılmaz bütçelerle verilen açıklar. AK47 ve AKM ile sürdürülen 7.62x39mm mühimmat tekelliğini ABD'nin 5.56x45 mühimmatıyle rekabet edebilmek için 5.45x39 mühimmat çıkararak kırılması. AK-74'ün tanıtılması.
    Sivillerin internete erişiminin tehlikeli olabileceğini düşünen askeri bürokrasi tarafından önü kapatılan sibernetik... Özellikle akademisyen entelektüellerin "oyunu" Cybertonia bundan nasibini almıştı. Evet Sovyetler Birliği'nde bilgisayar oyunları vardı. Siber bir ülkede vatandaş olduğunuz, oy verdiğiniz, anayasası yazılmış sanal bir evrende yapılan bir rol yapma oyunu vardı. Cybertonia, tehlikeli görüldüğü için kapatılan binlerce şeyden sadece biri.
    Afganistan travması yavaşça başlayacak bir anarşi-punk kültürü de yaratmaya başlayacaktı.


    g)1980'ler ana hatlar

    Karamsarlaşan hava, sertleşen devlet, kötüleşen ekonomi, askeri harcamaların zirveye çıktığı, tarihteki en büyük atom bombasının yapıldığı devir. Hakkında bahsedilebilecek çok şey yok, rahatsızlığın başladığı devir. Ayrıca yazın ve sinema alanında çok büyük atılımlar ve isimler kendilerini göstermeye başlamıştır. Çernobil patlaması yaşanır. Mirnıy Atom (barışçıl atom) canlarını yakmıştır...
    1989'da Romanya'da halkın Çavuşesku'nun şahsi diktatörlüğüne isyanı, 1989 Berlin ayaklanması, 1989 Tiananmeng ayaklanmaları gibi 80'ler sonunda onlarca büyük ayaklanma aynı anda ortaya çıkmaya başladı. Çavuşesku ve karısı kurşuna dizilmiş, Berlin Duvarı yıkılmış, Tiananmeng'de çok fazla insan katledilmişti. 89 artık bir rüyanın son fotoğraf karesiydi.

    h) 1990'lar ana hatlar

    Devlet otoritesinin çökmesi, birbiri ardına bağımsızlık ilan eden isyan ve bağımsızlık haberleri, mafya ve seri katil konseptleriyle ilk defa tanışılması, aşırı sağlıksız bir şekilde "şok terapisi" olarak isimlendirilen bir özelleştirme zinciri, aşırı enflasyon, devletin düşmesiyle tüm hayatları devlete dayanması öğretilerek yaşayan insanları depresyona girmesi, zincir cinayetlerin ve milliyetçi çatışmaların başlaması, Azerbaycan-Ermenistan gibi pek çok ufak ve büyük çaplı çatışmaların izlenmesi, ülkedeki kıyma makinesinden kaçmak isteyen Doğu Bloğu ülkeleri kadınlarının pasaportlarına el koyan Rus mafyası tarafından Karadeniz civarından zorla pazarlanması, fuhuşa düşürülüp ölene kadar kullanılmaları, Çeçen savaşları, Moskova metrosu katliamı ve daha nicesi. -Evet Türkiye'de de bulunan Rus kadını düşük iffetlidir önyargısının kaynağı hayatta kalmak için başka çaresi olmayan çaresiz kadınların civar ülkelere zorla pazarlanmasıdır, ne acı değil mi? -
    Aniden özelleştirilen şirketlerin hisse dağıtımında usulsüzlükler ve hileler ile eşit dağıtım yerine şirketleri parselleyenler tarafından sömürülmesi, Rus oligarşisinin ilk doğumu. Kapalı kapılar ardından özelleştirmelerde halkın çoğunun haberi bile olmayan 90.000 şirket tek bir yılda bir avuç insana peşkeş çekildi, hisse almayı başaranlarınsa ellerinde 25$ civarı bir değere denk gelen kağıtlar kalmıştı, büyük krizde hepsi yemek ve kıyafet almak için eridi ve tekrar oligarkların eline döndü.
    1990'lar Rusların ruhunda büyük bir ıstırap olarak kalan bir decade olmayı böylece tamamladı.

    j) Post-Sovyet 2000'ler genel hatlar

    Kaos ve Boris Yeltsin'in neden olduğu ıstırabı durdurmak için stabilizasyon arayan Rus halkının karşısına karizmatik bir figür çıkar. Eski bir KGB ajanı, genç, zeki bir adamdır bu. -Gerçekte Doğu Almanya'da büro memurudur, James Bond Rusya versiyonu hayalleri kuranlara üzücü haber.-
    O adam Vladimir Putin'dir, oligarkları toplayıp kendine biat ettirir, Çeçenlerle anlaşır, Çeçen devletini uydu-devlet haline çevirtir, direnmeye çalışanlar olursa da iplerini bir bir çeker. Tüm medya ve propaganda güçlerini kullanır, halkın televizyonda gördüğü tek adama dönüşür, bilgi akışını kontrol eder, gazetecileri öldürtür, muhalefet liderini zehirletir ve halkın aradığı stabilizasyonu sağlar.
    90'ların ıstırabı onun avantajı olmuştur, her fırsatta Naziler geliyor retoriği yapmaktan çekinmez, halkın sinir uçlarını iyi okuyan biridir. Gürcistan'a saldırırlar, Güney Osetya'yı işgal ederler.

    -2010'lara sonra devam edeceğim, yeter, yoruldum-

    t: sosyalist bir devlet


    #11322 bleu noir | 2 yıl önce
    0kategorisi yok