1. yönetmenliğini Kathryn Bigelow'un yaptığı, başrollerini ve paylaştığı 2002 yılına ait bir denizaltı filmi k-19.

    ne kadarını yansıttığı tartışılır olmakla birlikte gerçek bir hikayeden yola çıkan film, rus donanmasının ilk nükleer denizaltısı k-19'un 1960'larda atlantik'e düzenlediği ilk seferi ve bu sefer sırasında reaktöründeki soğutucuda meydana gelen arızayla yaşanan süreci anlatıyor. teknik olarak bir nükleer denizaltının reaktörüne kadar görebilmek filmi eşsiz kılıyor meraklısı için. kaldı ki k-19 zaten boyutları nedeniyle hayranlık uyandırıcı bir denizaltı. her ne kadar film boyunca su içinde çok göremesek de, su üstünde ve özellikle de buzullarda çok iyi resimler veriyor k-19.

    denizaltıda geçen, yüksek tempolu ve bir an için iyi bir plan sekans mı izledim ben sorusu sorduran oldukça ihtişamlı bir giriş yapıyor film. sonrasında, özellikle denizaltıya limandan ayrılmadan önce malzeme yüklenmesi sürecini gösterdiği -her ne kadar kısa da sürse- tek plan çekimde tutturduğu kamera açılarıyla gene kendisini pür dikkat izleten ve bu gibi geneline yayılmış etkileyici ve özenli çalışılmış teknik detaylarla süslü sahneleriyle dikkat çekiyor k-19.

    liam neeson filmin başında denizaltının kaptanıyken, harrison ford ordunun (parti, komite...) başarısız bulduğu liam neeson'un üstü olarak atanıyor denizaltıya, denize açılmadan hemen önce. harrison ford'un mesafeli ve sert tavrı karşısında liam neeson'un adamlarına daha yakın ve temkinli duruşu zamanla ikili arasında gerilimi arttırıyor beklenildiği gibi.

    bir hollywood hele ki filmi olduğunu düşünecek olursak filmde amerikan propagandası olmaması şaşırtıcı olacaktı. filmin içerisinde amerika olmadığı için bu iş ters psikoloji misali ruslar üzerinden yapılmakta. film; rusların nükleer denizaltıya radyasyon giysisi koymak yerine kimyasal koruyucu kıyafet vermesi, reaktörü tamir ederken radyasyon zehirlenmesinden hayatını kaybeden askerlerine kahramanlık madalyası vermek yerine onları basit bir kazada ölmüş olarak kabul etmesi gibi, rejimin kendi insanını önemsemediğini kör göze parmak gösteren ayrıntılar verilirken, amerikayı hayat kurtarıcı rolüne koyuyor -rus denizaltısı arıza nedeniyle su yüzündeyken, radyasyondan zehirlenmemesi için denizaltının dışında bekleyen rus askerleri kurtarmak için amerikan deniz kuvvetleri yardım teklif ederken (amerika gene kurtarıcı rolünde), rus askerlerini helikopterden kameraya alan amerikan askeri de "big brother is watching you" sloganını hatırlatıyor.

    her ne kadar bir rus hikayesini anlatsa da buram buram hollywood kokan, hatta son bölümlerde, duygusal açıdan da yorucu bir film haline gelmeye başlayan (ağlatabilir) ve soğuk savaşla birlikte denizaltının insanı boğan atmosferini de çok başarılı yansıtamayan, ancak arızalanan reaktör soğutucusunun tamir edildiği bölümlerin başlamasıyla gerilimi yükselen ve atmosfer başarısı katlanan, macera filmi olarak değerlendirilecek olursa oldukça başarılı görülebilecek bir film.
    ek olarak liam neeson ve harrison ford'da cabası, her ne kadar ikili arasındaki tırmanan gerilim bir hollywood klişesi olsa da, özellikle neeson'un oyunculuğu çok başarılı.

    atmosfer bir denizaltı filmi için fazla canlı kalsa da, hem teknik hem de görsel açılardan (renk kullanımı, görsel efektler, kamera kulanımı, makyaj (neeson ve ford var sahnede) ve kurgu) bence çok başarılı, hatta tekrar izleme isteği uyandırıyor k-19.

    filmden bir sahne

    Ayrıca (bkz: )
    #3720 fly | 3 yıl önce
    0film