canlı resimlerinin çizilmesi yasak olan islam dinine inanan sanatçıların, görsel sanatları yazı temelli oluşturmasıyla temelleri atılan sanatsal terim. köşeli latin alfabesi'ne alışan avrupalı da bunları görünce "ne acayip böyle kıvrımlı kıvrımlı" deyip gördüğü her kıvrımlı deseni "aynı araplarınki gibi" diyerek tanımlamış ve böylece batılı anlamda görsel sanatlarda "arabesk" ortaya çıkmıştır.
şimdi diyeceksiniz ki, bunların orhan gencebay ile müslüm gürses ile nasıl bir ortak paydası var? aslında yine ilk tanıma dönüyoruz. önemli olan arap müziği değil, arap sanatının insanlarda ne uyandırdığı. dikkat edilecek olursa iki beste de bolca iniş-çıkışlara, adeta spagetti gibi yazılmış notalara sahip. işte avrupalı için arabesk budur.