asıl ismi matoaka olan bir kızılderili prensesidir.
günümüz kanada’sının ontario ve quebeck eyaletlerinin güneyi, aynı zamanda abd’nin new york ve vermont eyaletlerinin de hemen kuzeyi olan bölge algonkin kızılderililerinin topraklarıdır. bölge, en güçlü sömürge unsurlarının ilk gittiği yer olması sebebiyle çok hızlı kolonileşmiştir. bu bakımdan güneyli kabileler gibi bir süre daha topraklarında yaşayacak kadar şanslı olamamışlar.
yıllar 1607‘yi gösterdiğinde ingilizler abd topraklarına yukarda bahsettiğimiz yerlerden girdiğinde bölge algonkin kızılderililerin sorumluluk alanındadır ve kabile reisi powhatan’dır. doğudan gelen maceracı öncüller arasında john smith adında bir kaşif de bulunmakta. smith; keşif merakından karanın içlerine kadar sokulunca yerlilerle karşılaşmış ve powhatan’ın kabilesine esir düşmüştür. smith’in bahsettiğine göre öldürülmekten powhatan’ın kızı pocahontas sayesinde kurtulmuştur. sayı olarak küçük bir grup olan bu öncü ekip yerlilerle mesafeli de olsa bu vesileyle temaslar kurmuştu. powhatan bir yerli ve toprakları beyazlar tarafından işgal edilmekte. koloniciler ise doğal kaynakların cazibesinden buralarda bir an önce kalıcı olmanın çalışmalarını yapmaktadır. bu süreçte farklılığın cazibesinden olsa gerek pocahontas, erzak sıkıntısı yaşayan bu öncü gruba gıda yardımı sağlayarak ilişkileri kendi açısından kuvvetlendirmiş fakat bu sıklaşan temaslar kolonicileri cesaretlendirmiş olacak ki kısa bir süre sonra koloniciler pocahontas’ın geri dönüşüne izin vermemiş, esir tutmuşlardır. pocahontas’ı esir, dolayısıyla köle olarak alıkoyan samuel argall’ın çevresinden biri olan john rolfe ile tanıştırmıştır. rolfe, bu kafir ile evlenmek istemiş fakat inancı buna engel olunca pocahontas’ı bir şekilde ikna ederek vaftiz edip ismini de rebecca olarak belirlemiştir.
henüz 20’li yaşlara giren pocahontas, batılı bir insanla evlenen ilk yerli, prenses olarak kayıtlara geçmiştir. rolfe; eşini medeniyete göstermek için avrupa’ya götürmüş fakat pocahontas’ın henüz eski dünya hastalıklarına karşı herhangi bir bağışıklığının olmaması üzerine topraklarından ayrı düşmenin vermiş olduğu derin üzüntüye çok fazla dayanamamış ve 22 yaşında verem sebebiyle ölmüştür. babası powhatan da kendisinden bir yıl sonra ölmüştür. bu durumun derin etkisi altında kalan algonkin yerlileri kolonicilerle savaşma yolunu tercih edince de kabile yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.
pocahontas; hollywood sinemasının iyi yürekli kızı, sömürgecilerden iyi yürekli süper yakışıklı bir erkek ile uzun süren bir aşk hikayesinin temeline oturtulmuştur. oysaki yaşamı çok güzel başlayıp isminin anlamı “şımartılmış” olarak konan pocahontas’ın medeni insanla karşılaşması mutsuz bir hayatın, acıların ölümüne kadar sürmesine sebep olmuştur.
zamanında hikayenin romantizm tarafına göre çekilmiş şöyle bir çizgi film de vardı: www.youtube.com/...