günlerden pazar ben ve annem, sti'ım ile dolaşıyoruz. karşı yoldan başka bir sti geliyor. selam verdim, o da karşılık verdi; 'o genç adamı tanıyor musun tatlım?' diye sordu annem, 'evet tanıyor gibiyim'. aslında başka bir ailem daha var; adı subaru. isveç'in ormanlarından, afrika'ın çöllerine kadar uzananın bir aile. 'bu virajdan dönmemiz gerekiyordu çıkışı kaçırdın canım' dedi annem, beni anlamıyorlar..
her şey subaru'nun 'insanların arabası' fikriyle başladı. 50'ler de üretilen bu küçük arabalar savaş sonrası japonya'yı kalkındırmak ve insanların ihtiyaçlarına karşılık vermek için güzel modellerdi. fakat 80'lere geldiğimizde subaru global itibarını arttırmak için rally yarışlarına girmeye karar verdi.
rally o kadar hırçın bir spor ki tek başınıza süremezsiniz. mutlaka yanınızda size yön gösterecek birine ihtiyacınız var. tıpkı han solo ve chewbacca'nın millenium falcon kullanması gibi fakat galaksiden çok çok uzakta değilsiniz, ormanın içindesiniz. toprak, kum, kar, asfalt her şey var. eğer kaza yaparsanız arabanızın içinden ağaç bile geçebilir.
ancak 1980 ve 1990 arası subaru'nun sadece bir podyum başarısı var o da 1987'de yeni zellanda 3.lüğü pilot ise possum bourne 90'ların başında bazı şeyler oldu ve subaru kazanmaya başladı. tanrı'nın 'thy name colin mcrae' demesiyle imprezza modeli 3 sezonda harika başarılar elde etti. subaru sally takımı state express 555 adında bir tütün markası tarafından sponsor ediliyordu ve takımın renkleri bu yüzden mavi/sarı olmuştu. coin mcrae ve ari vatanen birlikte güzel işler çıkarıyordu.
wrx modellerinden de bahsetmekte fayda var zira bugün bile formul hiç değişmedi. 4 kapı sedan, awd ve flat four boxer motoru. 1992'de subaru, imprezza modelini japonya'da satışa çıkardı. hatta japonya için turbo beslemeli wrx paketi çıktı. nam-ı diğer wold rally experiment. subaru daha da ileri giderek imprezza wrx ra modelini üretti. abs yok, klima yok, elektrikli camlar yok. lakin bu modeller amerika'ya hiç gitmedi.
1994 subaru için çok önemli bir yıl çünkü o yılda yapılan bütün rally yarışlarına katıldılar ve her yarışa daha iyi arabalar ile çıktılar. sti modeli geliştirilmiş intercooler forget pistonlar ile mükemmel olmak için her şeye sahipti. bu modelde çok şeker görünen pembe logosu bile vardı. pembe japonlar için yenilenme ve doğa ile bütünleşmeyi temsil ediyor, bakınız . tam olarak yarış arabasına konması gereken bir şey..
subaru 1995'de wrc rally yarışını kazanıyor, kimileri toyota hile yapıp yakalandığı için kazandığını söylese de aradan uzun zaman geçti. mcrae ilk wrc birinciliğini alıyor, aynı yıl içinde subaru 3 yarış daha kazanıyor.
subaru bütün bu sevinci taçlandırarak bize bütün sti'ların şahı olacak bir modeli üretiyor. imprezza 22b . fonksiyonel kaput havalandırması, geniş çamurluklar, sis farı için kapaklar, kocaman arka kanat ve tabiki de altın jantlar. 22b gerçek anlamda rally için üretilmiş sokak arabasıydı. subaru bu modelden yalnızda 424 adet üretti. bir tanesi için kötü şeyler yapabilirim, hayal ettiğinizden bile çok kötü şeyler..
10 yıl boyunca amerikalılara wrx modeli vermeyen subaru sonunda biz fanilere 2002 yılında imprezza wrx 'i verdi. bir gecede amerika otomobil endüstrisi değişti. modifiye dünyasının en popüler arabası olmakla kalmadı, bütün üreticiler bir anda turbo beslemeli, uygun fiyatlı, eğlenceli spor araçların satıldığı bir piyasa keşfetti. 90'lı yıllarda subaru neden hiç wrx modellerini amerikaya getirmiyor diye düşünürdük. bir anda elimize en iyisi geçti. lancer evo , focus rs, golf gti , civic type r sadece subaru wrx amerikaya geldi diye bu arabalar da getirildi.
bu yeni imprezza diğer adıyla 'bug eye', 227 beygir güç ile doğrudan audi s4 ve bmw m3 'ün rakibi oldu. hatta reklam savaşları bile yaşandı. bütün wrx'ler çok tatlı ama wagon olanları gerçekten yakışıklı arabalar.
2004 yılında bug eye wrx'ler makyajlandı aynı yıl içinde amerika'ya sti modeli geldi. yeni modelde; ej25 kodlu 2.5 litre'lik motor, dev turbo basıncı ile 300 beygir güç üretiyordu. iç tasarımı peter stevens 'ın elinden çıkmıştı. peter bey lotus espirit ve mcleren f1 'in de tasarımını yapmıştı. bence ne yaptığını bilen biri..
wrx 2006 yılında yeniden güncellenerek 'hawk eye ' lakabını aldı. aynı zamanda saab 9-2x aero ile birebir aynıydı.
2008 yılında wrx yeni tasarım ile değişti. bir öndeki modele göre daha basit tasarıma sahipti ve daha yumuşak süspansiyonları vardı. bunun sebebi ise piyasaya uygun herkese hitap eden bir model olması gerekiyordu. tıpkı mazda speed3 gibi.. sti versionu sadece hatchback olarak tasarlandı ve subaru severler hiç beğenmemişti.
2011 yılında cosworth adında minik firma sti üzerinde çalışmaya başladı ve büyülü şeyler yaşandı. minik diyorum ama dtm yarışlarında mercedes ile herkesi ezmişlerdi. cosworth, sti'a 365 beygir ve 380 nm tork ile 0-100 hızlanması 3.7 saniye olan canavar çıkardılar. frenleri o kadar iyiydi ki kafamı yerinde tutmak için koltuğa bantlamam gerekecekti. neyse ki cosworth cs400 'den satın alamadım ancak 75 adet üretildi.
subaru 2014'e kadar hatchback wrx'ler üretmeye devam etti. 2015'de yeni wrx sedan üretilmişti. kimileri çirkin olduğunu söylese de önceki wrx'lere göz kırpmak için yapılmış güzel bir hareketti. yeni çift turbo motor 268 beygir güç üretiyordu bunu da 6 ileri şanzıman ile aktarıyordu. bir sonraki yıl isle of man yarışında subaru wrx sti 600 beygirlik model ile kendini bir kere daha kanıtladı. isle of man yarışları ölümcüldür. 60 km'lik yarış parkurundan uçarak giderler. bazıları gerçekten de denize uçtu.. subaru bu pisti 18 dakikada tamamlayarak dünya rekoru kırdı.
yıllar boyunca subaru tasarımı değişse de bazı şeyler hep aynı kaldı. kaput rüzgarlığı, kocaman kanatlar, sis farları.. gerçekten de güzel ve başarılı arabalardı. bu firma bizim dünyamıza inerek bizleri dinledi ve istediklerimizi verdi. aslında büyük bir etki yaratmak istiyorsan yapman gereken tek şey bu..
bütün gün çılgınlık yapmak istiyorsan buyur, wrx senin için sana her zaman destek olur, aileniz sizi anlamasa bile..