1. karmaşık yapıların gittikçe kaotikleşmeye mahkum olmasının sonucu.

    bunu kaos teorisindeki yüksek modlar ve ilkelerine benzetebiliriz. ama sadece benzetebiliriz. devlet modelleri gerçek anlamda kaotikleşmeden sönerler. malzeme insan çünkü.

    bu kendimin bile anlamadığı girişten sonra, tanım yapayım: birden fazla karmaşık sistem birbirinin içine girdiyse, sistemler daha basitken koymayacak etkiler, ölümcül olmaya başlar. aslında karmaşıklaşma bize güven veriyor, "ulan daha sağlam oldu" diyoruz ama, hep değil. bir depremde kerpiç evin çökmesiyle apartmanın çökmesini kıyaslayın.

    insan toplulukları birbirine bağlı, özelleşmiş hayatlar kuruyor. sonra bu bağ kopunca işler karışıyor. ikinci koşul ise ortamda birden fazla sistem var. mesela pincarin adalarının nüfusunun, orta durak ada bitince yokolması, orada sadece bir ticaret yolu olduğu için sistem çöküşü sayılmıyor. peki ne sistemler çöküşü sayılıyor: (bkz: )

    bronz çağı insanlık tarihinin en organize ve ekonomist dönemiydi. o zamanki askeri ekonomizme devrimin ilk yıllarındaki sovyetler bile yetişemez. bir çiftçinin kaç metrekare yere ne ekeceğinin tohumunu verip, sulama kanalına kadar belirleyen bir devlet yapısından söz ediyoruz. asur-hitit-babil/akad- mısır krallıkları çinko, bakır, tohum, çömlek, kalay ve daha bin tane malın değişimi için karmaşık ticaret rotaları kullanıyorlardı. askeri denge kritikti, toplum marangozundan yazmanına ince bir piramidin üzerinde yükseliyordu.

    bu noktada, henüz nedeni tam anlaşılamamış olsa da bu devletler bir anda yıkıldı.
    1- denilen bir korsanlar ağının yoğun saldırıları:
    burada askeri yatırım savaş arabalarına yapıldığından kıyı yağmalarını mısır hariç durduramamış. elinde tanklar ve mevziler olan sın ama rakibin saldırılarıyla seni darmadağın ediyor. ki karşında ülke yok, dev bir göç-istila dalgası var.
    2- ticaret yollarının karmaşıklığının aksamaları her gün daha kritik hale getirmesi
    şimdiki ne benzer bir durum: masraf düşürmek için abanılan lean lojistik yüzünden, çinden mal gelmez olunca muadil üretimin yapılaması, mal bulunmaz olması
    3- üretim yapısının karmaşıklığı nedeniyle mal eksikliğinin misliyle yıkım yaratması:
    eğer çiftçiye gramı gramına tohum verir, kalaysız metal işleyemez hale gelirsen ve bu maddeler birkaç sene olsun bulunamazsa, kıtlıklar- nüfus artışına alışmış topraklarda nüfus azalması ve tarımın daha da çökmesi, kendini batıran bir girdap oluşturur.
    4- toplumun aşırı uzmanlaşmış yapısı nedeniyle insan kaynaklarının dönüştürülememesi.
    yazman çiftçilik, çiftçi savaş bilmiyor, rahip araçları olmadan planlama yapamıyor. ayrıca gözde mesleklerde yığılmalar hem bunları kısmen önemsizleştirmiş hem rüşvet kapısını açmış. bizdeki üniversite eğitiminin değersizleşmesi ve iş kollarında liyakatın yokolması gibi.

    böylece normalde benzer etkilerde 200-300 kişilik topluluklar ya da bu kadar merkezci olamayn devletler ayakta kalabilecekken binlerce yıllık krallıklar "ce" demeden dümdüz oluyor.

    farkındaysanız tüm etmenlerin günümüzde benzer örnekleri var ve çok ciddi bir tedarik zinciri krizinin içindeyiz. belki bundan 10 kat beter enflatif dalgalar geliyor. bir sistemler çöküşü yaşar mıyız? yaşarız.

    #7942 son kurtadam | 3 yıl önce (  3 yıl önce)
    0kavram