bu başlık kişiye özel bir başlıktır
-
bugün günah itirafında bulunmak amacıyla kiliseye gitmiştim. itiraf sakramentini aldıktan sonra, gelen giden çok oluyor diye kilisede kaldım. çünkü kiliseye hizmet etmeyi seviyorum. tabii peder de durumdan memnun.* adamın diğer işlere daha çok vakti kalıyor. zaten gelen giden de öyle pederlik ziyaretçi olmuyor. sanki bir tarihi esermiş gibi kiliseye bir bakıp çıkıyor. arada da beni turist rehberi zanneden insanlar olabiliyor tabii.*
bugün gelen gidenler arasında kültür bakanlığı'ndan gelen bir kafile de vardı. grubun lideri bir bürokrat sanırım. başkent kültür yolu festivali'ni organize eden kişi mi, kişilerden mi tam anlayamadım. öyle bir adam işte. yanında da 20 kişi falan var. adam demez mi, "haydi bize anlat" diye.
yahu teoloji sorusu sorsalar bu kadar terlemezdim herhalde. kilisedeki vitraylardan sadece 2-3 tanesi hakkında detaylı bilgiye sahibim. geri kalan azizlere de pek işim düşmemiş olacak ki, haklarında çok malumata sahip değilim. neyse dilim döndüğünce bir şeyler anlattım.
neyse ki adamın birisi "ben şu azize therese de lisieux'yü merak ettim, anlatır mısınız?" dedi. içimden "işte bu be!" dedim. bu sefer soru bildiğim yerden geldi.* pek sevgili küçük terezamızın hayatını detayıyla anlattım.
neyse ben en iyisi şu azizleri falan bir ezberleyeyim. yarın bir gün yine birisi sorar, promptersız kalan lider gibi kalakalırım ortada.*