Türkiye coğrafyasında bulunması çok zor olan insan çeşidi.
Eleştiriyi "yapıcı eleştiri" ve "yıkıcı eleştiri" olmak üzere ikiye ayırabiliriz. İkisinin de adı üstünde zaten, açıklamaya, tanımlamaya gerek yok diye düşünüyorum. Öyle ki yıkıcı eleştiriyi geçtim, yapıcı eleştiriyi bile kaldıramayan bir toplumuz. Hadi, yıkıcı eleştiri alsan, neyse, onu ben de hoş karşılaşamam, hiç kimse hoş karşılamaz fakat bir insan, yapıcı eleştiriyi neden kaldıramaz? İşte asıl soru ve sorun da bu. Sorsan bu memlekette herkes 10 numara, 5 yıldız, ultra mega ahlaklı, görgülü, kültürlü, donanımlı. Realiteye gelince hiç öyle değil ama. Her bokun en iyisini, en doğrusunu bilen bir toplumuz, belki de bundan dolayı eleştiri kaldıramıyor hiç kimse. "Saldırı", "hasetlik" vesaire olarak algılıyorlar veya.
Nedenini bilmiyorum da iyi bildiğim bir şey var: "Eleştiri" kültürünün bulunmadığı hiçbir ülke gelişemez, kalkınamaz, "gelişmiş" kategorisine ulaşamaz. Bugün "gelişmiş" kategorisinde bulunan bütün ülkelerde kesinlikle eleştiri kültürü vardır, birisini eleştirdiğinde sana saçma sapan, gereksiz yere çemkirmezler, saldırmaya çalışmazlar, aksine mutlu olurlar, kendilerini geliştirmek, yeni şeyler öğrenmek için bir fırsat olduğunu iyi bilirler. Bilimin bile temelini oluşturur eleştiri, önemini anlatmaya gerek var mı?