durgunlaşan ve durağanlaşan piyasaları hareketlendirmek için kullanılan para politikası araçlarından birisidir. negatif faiz uygulaması ile birlikte merkez bankaları, diğer ticari bankaların kendisinde tuttuğu cari hesaplara negatif faiz uygular; yani eksiye düşürür. böylece bankalara kendisine para yatırmasını değil; vatandaşa bireysel, işletmelere ise ticari kredi vermesi yönünde uyarı mesajı verir.
işin özü, talebi artırarak ekonomiyi canlandırma amacıyla uygulanan bir para politikasıdır. fakat risk olarak yastık altı yatırımı teşvik eder ve nakit paraya olan talebi artırır.
"faiz artarsa, insanlar az para harcar. faiz azalırsa insanlar çok para harcar." tezinin suyunun çıkartılmış hali. türkiye'de ise "hesap işletim ücreti" adı altında sanki negatif faiz ülkesiymişiz gibi bir uygulama vardır.
aslında bu negatif faiz, japonya'da, belirli bir gelirin üstündeki insanların parasını piyasaya çekip büyüme amaçlı uygulanmış. ama buna rağmen piyasa durağanlaşmış. çünkü japonya'nın nüfusu yaşlı ve sanılanın aksine japonlar mucit bir toplum değil. yani facebook, otomobil motoru vs icat edemezler. tarihleri boyunca da japonya'dan çok az önemli icat çıkmıştır. ama bu adamlar ar-ge konusunda çok iyiler işte. çirkin kadından bile güzel kadın yaratıyorlar, siz hesap edin adamlardaki ar-ge'yi.*
şimdi diyelim benim 1 milyon dolarım var ve japonum. o kadar parayı da güvenli bir şekilde evde yastık altı yapamayacağıma göre illa ki bankaya yatıracağım. banka da "ya getirme işte bana para, zehirli işte bu..." deyip güç bela kabul ediyor benim paramı. üstüne de bana haraç kesiyor adamlara para yatırdığım için. ben de hıyar değilsem o parayı bankadan çıkartmaya çalışırım. bunun da en kolay yolu parayı çalıştırmak. ya iş kuracağım, ya inşaata gömeceğim ya da sahil kenarında kiralık akülü araba işleteceğim (gerçi bu da iş kurmaya giriyor ama neyse).
şimdi inşaata gömeyim desem, japonya'da arazi yok. iş kurayım desem, mafya falan var. diyorum ki; "ben bu parayı yurtdışında kullanayım". gidiyorum türkiye'ye yatırım yapıyorum. o yatırımım da japonya'ya değil, türkiye'ye yarıyor. mesela belediye başkanları passat yerine audi'ye biniyor falan.* ee, hani bu para japon piyasasına girecekti? girmedi işte.