romanda, bireysel gelişimini tamamlayamadan toplumsal ve hatta evrensel değişim nutukları atan arkadiy makaroviç dolgorukiy'nin çocukluktan üniversite yaşamına kadarki (üniversite okuyup okumadığı muamma) kısmına tanık oluyoruz. bu hayatta yer yer sürprizler, yer yer arkadiy'nin malca hareketleri yer alıyor. ara sıra "lan bir insan nasıl bu kadar mal olabilir?!" dedim içimden...
aslında dostoyevski sadece fikirlerini anlatmak istemiş de onun için bir roman yazmaya çalışmış gibi bir havası romanın. daha çok roman yazmaya yeni başlayanların yazacağı türde bir kurgu tekniği var. ama işte roman, füg gibi aynı. ilk başta "bu ne len..." diye okuyorsunuz ama en sonunda "vay amk..." diyorsunuz.*
bu romanı sadece metroda okudum. o sebeple bitirmek neredyse bir ay sürdü. ama bitirince de metal gear solid 2: sons of liberty'yi bitirdiğimdeki o hissi yaşadım.
bu romanın antitezi ise anna karenina hakikaten de. romanın sonunda da buna tanık oluyorsunuz zaten. şimdi sırada anna karenina var.